Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1709 E. 2021/2562 K. 17.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1709
KARAR NO : 2021/2562
KARAR TARİHİ : 17.03.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/05/2018 tarih ve 2017/102 E. – 2018/163 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 16/01/2020 tarih ve 2018/1864 E. – 2020/20 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin aralarında Vestel Elektronik San. ve Tic. A.Ş, Korteks Mensucat San. ve Tic. A.Ş, Linens Pazarlama A.Ş. Zorlu Enerji Elektrik Üretim A.Ş, gibi şirketlerin de bulunduğu yaklaşık 50 adet grup şirketin arasında bulunduğunu, 1980’li yıllarda başlayan faaliyeti ile ev tekstilinin lider kuruluşları arasında yer aldığını, müvekkilinin faaliyetlerini tescilli olan TAÇ, LİNENS vb. tanınmış markaları ile sürdürdüğünü, 2015/39036 sayılı “TAÇ Hotel Line+Şekil” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin adına tescilli 080881 sayılı “TAÇ+şekil” ibareli markaya dayalı olarak başvuruya yaptığı itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen yerinde görüldüğünü ve başvuru kapsamından “ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler” mallarının çıkarılmasına karar verildiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, başvuruları ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığını, “TAÇ” ibaresi ile kırmızı-gri renklerden oluşan dalgalı şeklin müvekkili adına uzun yıllardır tescilli bulunduğunu ve uzun yıllardır gerçekleşen kullanımı ile tüketiciler nezdinde tanınmış marka haline geldiğini, her iki markanın birbiri ile karıştırılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, TPMK YİDK’in 21.01.2017 tarihli ve 2017/M-602 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden dava konusu marka başvurusu ile davalı şirketin redde mesnet markası arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas ihtimali bulunduğu, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; “TAÇ HOTEL LINE” ibareli başvuru ile redde mesnet “TAÇ+şekil” ibareli marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan “ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler” malları yönünden 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira her iki markanın da asli unsurunun “TAÇ” ibaresinden oluştuğu ve başvuruda yer verilen “HOTEL LINE” ibaresinin başvuruya yeterli ayırt ediciliği katmadığı, başvuru kapsamından çıkarılan mallarla redde mesnet markanın kapsamındaki mallar arasında da benzerlik olduğu, davacının tanınmış “TAÇ” markalarının, dava konusu başvurunun nispi ret nedenlerinden etkilenmeksizin tesciline imkan vermeyeceği gibi ilk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere davacının önceki markalarının, başvuru kapsamından çıkarılan mallar yönünden kullanılmaması karşısında davacının müktesep hakkının bulunduğunun da söylenemeyeceği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 17/03/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.