YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18396
KARAR NO : 2013/10161
KARAR TARİHİ : 10.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, erken tahliye nedeniyle kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı kiracı…A.Ş.’nin 01.05.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile müvekkiline ait … Alışveriş Merkezi 1. Kat G Blok 31 no.lu taşınmazı kiraladığını, diğer davalı …’ün sözleşmeyi kefil sıfatı ile imzaladığını, mecurun 31/01/2009 tarihinde haklı bir gerekçe gösterilmeden tahliye edildiğini, sözleşmenin 5.2 maddesi uyarınca… 2. İcra Müdürlüğünün 2009/22819 sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğunu ileri sürerek davalıların icra dosyasında yapmış oldukları haksız itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı vekili ise sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini belirterek sözleşmenin 5.2 maddesi gereğince 2 yıllık kira bedeli talep edilemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece, davalı tarafından ödenen 4.239. USD depozitonun mahsubu ile… 2. İcra Müdürlüğünün 2009 – 22819 sayılı dosyasındaki takibin 27.553.50 USD üzerinden devamına karar verilmesi üzerine, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı tarafından 27/07/2009 tarihinde başlatılan icra takibinde; sözleşmenin 5.2 maddesi uyarınca aylık 2119,50 USD den 01/02/2009-01/05/2010 tarihleri arasındaki 15 aylık kira bedeli toplamı 31.792,50 USD ile 1533,01 USD faiz alacağı olmak üzere 33.325,51 USD alacağın tahsili istenmiştir. Mahkemece… 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/403 Esas sayılı dosyasında keşif yapılarak, taşınmazın 15 ay içinde kiraya verilebileceğinin saptandığı, eldeki dosyada kiralanan mecur ile 2009/403 esas sayılı dava dosyasındaki mecurun yan yana bulunduğu gerekçesiyle yerinde keşif yapılmaksızın 15 aylık kira alacağı toplamı 31.792,50 USD alacaktan 4.239. USD depozito mahsup edilerek takibin 27.553.50 USD üzerinden devamına karar verilmiştir.
1-Davalılar vekilinin hükmolunan alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01.05.2008 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu ve kiralananın kira süresi dolmadan 31/01/2009 tarihinde tahliye edildiği çekişmesizdir. Taşınmaz kira süresi dolmadan erken tahliye edildiğine göre kiracı kural olarak dönem sonuna kadarki kiralardan sorumludur. Buna karşın kiralayanın da, kendi üzerine düşen görevi yapması, kiralananın yeniden kiraya verilebilmesi için gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi, Borçlar Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması ile aynı Kanunun 44. maddesi hükmü gereğidir. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Mahkemece, mahallinde keşif yapılıp, kiralananın cinsi, özellikleri, konumu itibariyle kiralayanın gereken çabayı göstermesi halinde kiralananı aynı koşullarla yeniden hangi süre içerisinde kiraya verebileceği konusunda uzman bilirkişi raporu alınarak, davalıların sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken keşif yapılmadan her kiralananın farklı koşulları taşıyabileceği gözardı edilerek başka dava dosyasında alınan mahrum kalınan kira ile ilgili makul süre raporuna itibar edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
2-Davacı vekilinin takip tarihine kadar işlemiş faize yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı tarafından başlatılan icra takibinde takip tarihine kadar 1533,01 USD işlemiz faiz alacağının da tahsili istenmiştir. Açılan itirazın iptali davasının dava dilekçesinde takibe itirazın iptali, istendiğine göre faize yönelik itirazın da iptali istendiği halde bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ;Yukarıda (1) ve (2) No’lu bentte açıklanan nedenler ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün her iki taraf yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 10/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.