Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3161 E. 2021/1949 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3161
KARAR NO : 2021/1949
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25.04.2019 tarih ve 2019/21-2019/627 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 02.03.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan temlik alan davacı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Viva Yayıncılık Yapımcılık ve Reklamcılık San. ve Tic. A.Ş’nin 25/05/2004 tarihli fon kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin TMSF’ye devredildiğini, devir tarihinden sonra yönetim ve denetim kuruluna atamalar yapıldığını, denetim kurulu üyeleri tarafından hazırlanan 31.10.2006 tarihli denetim kurulu raporunda şirketin 01.01.2000-25.05.2004 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan …., …., …, …, … ve 2000-2001-2002 yılları ile 29.01.2003 tarihlerine kadar denetim kurul üyeliği görevi yapan … , …. ve …’ün şirketin mali zarara uğramasına sebebiyet veren faaliyetlerde bulunduklarının tespit edildiğini, İktisat Bankasından kullanılarak grup şirketi olan Anet İletişim Sistemleri A.Ş’ye ticari teammüllere aykırı şekilde ve herhangi bir teminat alınmaksızın aktarılan ve tahsil kabiliyeti olmayan 536,740 USD tutarındaki krediden doğan zarardan şirket yönetim kurulunda görev yapan ve seleflerinin yolsuz muamelelerini denetleme görevini yerine getirmeyen davalı yönetim kurulu üyelerinin şirket zararından sorumlu olduklarını, denetim kurulu raporunda yönetim ve denetim görevlerini yapmamaları nedeniyle ibra edilmemeleri ve haklarında sorumluluk davası açılması gerektiği yönünde tespitte bulunulduğunu, bu şekilde 31.10.2006 tarihli denetim kurulu raporu ile davalı yönetim kurulu üyelerinin TTK’nın 337. maddesinde tarif edilen sorumluluklarını ihlal ettiklerinin tespit edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.864 USD şirket zararının, zararın meydana geldiği tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle talebini 536.740 USD’ye yükseltmiştir.
Davalılar … ile davalı … vekilleri, zamanaşımı def’inde bulunmuşlar, müvekkillerinin görev yaptıkları dönemden önce gerçekleşmiş ve iştirak etmedikleri karar ve işlemler nedeniyle sorumlu tutulamayacaklarını, dava konusu yapılan işlemlere ilişkin faaliyet yıllarında görev yapan yönetim kurulu üyeleri hakkında da alınıp kesinleşen ibra kararlarının bulunduğunu, bu nedenle müvekkillerinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar … ve … hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı … hakkındaki davanın kabulü ile; 536.740 USD’nin 26.05.2004 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince işleyecek dolar faiziyle birlikte davalı …’dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, 03.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.