YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/11517
KARAR NO : 2021/1390
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Yıkım
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Hendek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.10.2017 tarihli ve 2017/331 Esas, 2017/251 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu dilekçesinin miktar yönünden reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili , davacılar murisi …’ın sağlığında dünürü …’e dava konusu taşınmaza ev yapması hususunda izin verdiğini, bu kişi tarafından 50 yıl önce taşınmaza tek kat bina yapıldığını binanın kullanımına muris tarafından izin verildiğini, bu şahsın ölümünden sonra da bu kişinin kızı ve torunlarının kullandığını, daha sonra ise evi terk ettiklerini taşınmazın davacılar zilyetliğine geçtiğini, davalı ve ailesi tarafından davacıların il dışında olmalarından istifa edilerek izinleri olmaksızın taşınmaz ve binayı kullandıklarını, bunun üzerine davalıya ihtar çekildiğini, sonuç alınamadığından davalının müdahelesinin men’ini i taşınmazdaki yapının kal’ini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuru dilekçesinin HMK’nin 345, 346/2 ve 352/1 maddeleri uyarınca miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
Dava; elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” başlıklı 341. maddesinde, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği hüküm altına alınmıştır. 6763 Sayılı Kanun’un 44. maddesiyle HMK’ye eklenen Ek 1.madde gereği yeniden değerleme oranı dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi olan 2017 yılı itibari ile istinaf kanun yolu kesinlik sınırının 3.110,00 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Dava değeri 1.000,00 TL gösterilmek suretiyle harç yatırılmış olup bilindiği üzere dava elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkin olup, harca esas değer, tecavüzlü taşınmazın değeri ve kal’i istenen yapı değerinden ibarettir. Mahkemece davanın gerçek değerinin belirlenmesi için keşif yapılmış olup buna göre 17.05.2017 tarihli inşaat ve ziraat bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmaz değeri 1.290.000,00 TL, kal’i istenen yapı değeri ise 47.250,00 TL olarak belirlenmiştir. Her ne kadar harç tamamlanmamışsa da davanın gerçek değeri kesinlik sınırının üzerinde olduğundan, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kesinlik sınırı içinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin incelenmesi gerekirken, miktar yönünden dilekçenin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 17.04.2018 tarihli ve 2018/334 Esas, 2018/690 Karar sayılı istinaf dilekçesinin miktardan reddine dair kararının BOZULMASINA, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.