Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2018/10459 E. 2019/9422 K. 22.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/10459
KARAR NO : 2019/9422
KARAR TARİHİ : 22.10.2019

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.10.2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili … ve karşı taraftan davacı vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, mal rejiminin tasfiyesi ile evlilik birliği içerisinde edinilen iki adet taşınmaza ilişkin olarak alacağın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu edilenlerden … ilindeki taşınmaz alımında davacının katkısının bulunmadığını, …’daki taşınmazın ise davalıyla bir ilgisinin olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece verilen ilk kararda, … ilindeki taşınmaz yönünden davanın husumet yönünden, …’deki taşınmaz yönünden ise davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili tarafından temyiz itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde Dairenin 2015/13637 Esas, 2015/15881 Karar sayılı ilamıyla, boşanma kararının kesinleştiği tarihten eldeki davanın açıldığı tarihe kadar 10 yıllık zamanaşımı süresi henüz geçmediğine ve … ilindeki taşınmaz yönünden davacı tarafın delillerinin gereği gibi araştırılıp incelenmeden karar verildiğine işaret edilerek her iki taşınmaz yönünden de iddia ve savunma çerçevesinde diğer taraf delilleri de toplanarak birlikte tartışılıp değerlendirildikten sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekçeleriyle hüküm davacı yararına bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle …’daki taşınmaza ilişkin 84.869,00 TL, …’de bulunan taşınmaza ilişkin 22.672,00 TL olmak üzere toplam 107.541,00 TL katılma alacağının karar tarihi olan 23.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Tasfiyeye konu edilen …’daki 7 nolu dubleks mesken, 30.12.2005 tarihinde davalının kızkardeşi dava dışı …adına tescil edilmiş olup, bu meskenin davalının edinilmiş malı olduğunu ispat yükü davacı tarafdadır. Davacı taraf, davalı ile birlikte görev nedeniyle yurtdışında bulunmalarından ötürü söz konusu taşınmaz için banka kredisi çekilmesi ve tapudaki diğer işlemlerin Türkiye’de bulunan davalının ablası dava dışı …tarafından yapıldığını ancak taşınmazın kendilerine ait olduğunu, kredi ödemelerinin de kendileri tarafından düzenli bir şekilde yapıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan araştırma neticesinde mal rejimi sona erdikten sonraki tarihlerde davalı tarafından ödemesi yapılan 7 adet konut kredisi taksidine istinaden taşınmazın davalının edinilmiş malı olduğu ve evlilik birliği içinde ödenen kredi taksitleri oranlanarak davacı lehine katıma alacağı hesap edildiği anlaşılmaktadır. Ne var ki getirtilen kredi ödeme evraklarından taşınmaz alınırken dava dışı …adına 84 ay vadeli konut kredisi çekildiği, davacı ve davalının evlilik birliği içine isabet eden kredi taksit ödemelerinin taraflarca değil dava dışı …ve dava dışı İbrahim (davalının babası) tarafından gerçekleştirildiği sabittir. Evlilik birliği içinde davacının iddiasında geçtiği şekilde davacı ve davalı tarafça yapılan bir ödeme bulunmaması karşısında taşınmazın davalının edinilmiş malı olduğu kabul edilemez. Davacının …’daki taşınmaz yönünden davasını ispatlayamadığından talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde alacağa hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1). bentte gösterilen nedenle reddine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 2.037,00 TL Avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine ve taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 22.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.