Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/5378 E. 2019/9514 K. 24.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5378
KARAR NO : 2019/9514
KARAR TARİHİ : 24.10.2019

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 1. Hukuk Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine, 27.06.2019 tarihli ek kararla da temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı vekili, dava dilekçesinde belirtilen taşınmaz hakkında zilyetliğin tespiti ve korunmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca dava konusunun miktar itibarıyla temyiz edilebilirlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle 27.06.2019 tarihli ek kararla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, anılan ek karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin temyiz edilemeyen kararlarına ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-b maddesinde “Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar”ın temyiz edilemeyeceği hükmü düzenlenmiş olup, eldeki zilyetliğin tespiti ve korunmasına ilişkin davada ilk derece mahkemesi olarak yargılama Sulh Hukuk Mahkemesince yapılarak karar verilmiş olduğundan davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nin 362/1-b maddesi uyarınca reddi gerekirken yazılı şekilde HMK’nin 362/1-a maddesine dayalı olarak miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle reddi doğru değil ise de ret kararı sonuç itibarıyla doğru olduğundan bozma konusu yapılmamış, ek kararın onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan ek kararın ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 24.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.