Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/4543 E. 2019/9285 K. 21.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4543
KARAR NO : 2019/9285
KARAR TARİHİ : 21.10.2019

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuş, bozma kararı üzerine mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı Hazine vekili, … Merkez, … Mahallesinde bulunan 225 ada, 9 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden …: (…rından): oğlu’nun, açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilemediğini ileri sürerek, Hazine’nin hak ve menfaatlerinin korunması açısından, 3561 Sayılı Kanun gereği … Merkez, … Mahallesinde bulunan 225 ada, 9 parsel sayılı taşınmaz maliklerinden …: (…rından): oğlu’na İl Defterdarı’nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece verilen ilk kararda tapu kayıt malikinin nüfus bilgilerine ulaşıldığı, yasal ve sağ mirasçılarının olduğu ve 3561 Sayılı Kanun’un aradığı yasal şartların bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce; “Tapu kaydında adı geçen …: (…rından): oğlu ile, nüfus kayıtları getirtilen …’nin dosya kapsamından aynı kişi olduğunu söylemek mümkün değildir. Zira, kayıt malikinin tapu kaydında soyadı yer almadığı gibi, nüfus kayıtları getirtilen …’nin de bu kayıtlarda soyadı bulunmadığı böylece tapu kayıtları ile nüfus kayıtları arasında irtibat kurulamadığından davacı Hazine’nin talebinin kabulüne karar verilmesi yerine reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; bozma sonrası dosyayı ele alan mahkemece ilk kararda direnilmiş, hükmün davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun’un 45. maddesi ile 6100 Sayılı HMK’ye eklenen Geçici 4/1. maddesi uyarınca dosya Dairemize gönderilmiş, karar Dairemizce incelenmiş ve Daire kararı yerinde görülerek dosyanın Hukuk Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verilmiş, Hukuk Genel Kurulu 13.06.2019 tarihli, 2019/8-180 esas, 2019/661 karar sayılı ilamı ile “…mahkemece bozma kararı sonrası tanık dinlenerek önceki gerekçelerin yanında tanık beyanı da gerekçe gösterilmek suretiyle yeni bir hukuki gerekçeye dayalı direnme olarak adlandırılan karar verilmiştir. Mahkemenin yeni bir delile veya bilgiye dayanması, ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukuki olgunun yanında veya dışında yeni bir hukuki olguya dayanarak ve gerekçesini de bu yeni hukuki olgu yönünde değiştirerek karar vermiş olması hâlinde, direnme kararının varlığından söz edilemeyeceğinden, yerel mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu karar, yeni bir hüküm niteliğindedir. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi, Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.” gerekçesiyle dosya Dairemize gönderilmiştir.
Dava, 3561 Sayılı Kanun’a dayalı olarak açılan kayyım atanması istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece Dairemiz bozma ilamıma uygun olarak karar verilmesi gerekirken, bozmaya uyulmadan tanık dinlenmiş ve tekrar davanın reddine karar verilmiş ise de, tanık dinlenmiş olması dosya kapsamına göre sonuca etkili olmamıştır. Taşınmaza ait 25.07.1966 tarihli dayanak kadastro tutanağında, taşınmazın eski tapu kaydına dayalı olarak tespitinin yapıldığı, tapu malikinin mirasçıları olduğunu iddia eden kişilerce kadastro sürecinde veraset ilamı ibraz edilmemesi nedeniyle taşınmazın ölü olduğu belirtilerek …: (…rından): oğlu adına kaydedildiği anlaşılmaktadır. Nüfus kayıtları getirtilen ve taşınmaz maliki olduğu iddia edilen …’nin nüfus kayıtlarında soyadının bulunmadığı, tapu kaydında adı geçen …’nin ise açık kimlik bilgilerinin bulunmadığı sabit olduğuna göre; Mahkemece önceki bozma ilamı doğrultusunda davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.