YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/14813
KARAR NO : 2020/19424
KARAR TARİHİ : 17.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetlerine dair
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Her ne kadar …’nın katılma talebinin kabulüne mahkemece karar verilmiş ise de; mağdur …’ın 14.09.2015 tarihli celsede sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçtiği, 5237 sayılı TCK’nin 73/5. maddesinde iştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçmenin diğerini de kapsayacağının öngörülmesine, mağdurun sanık … hakkındaki şikayetinden vazgeçmesinin diğer sanık …’e de sirayet etmesine, şikayetten vazgeçme ve sirayet eden şikayetten vazgeçme nedeniyle davaya katılma hakkının bulunmamasına binaen mağdur vekilinin hükmü temyiz etme hakkının olmaması nedeniyle temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince REDDİNE,
2) Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Adli sicil kaydında tekerrüre esas ilamı olan mükerrir sanık … hakkında hapis cezasına hükmolunup sonuçta mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulaması gerekirken, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle TCK’nin 58/6. maddesinde belirtilen tekerrür hükümlerinin uygulanma imkanının ortadan kaldırılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
a) Sanıklar müdafiinin son celse için mazeret dilekçesi gönderdiği halde, mesleki mazereti hakkında karar verilmediği anlaşılmakla, sanıklar müdafiinin yokluğunda hüküm kurulması sureti ile savunma hakkının kısıtlanması,
b) Kabule göre de, 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde, verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.