YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/16069
KARAR NO : 2020/19982
KARAR TARİHİ : 21.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TCK.nın 51/1-b maddesine göre sanık hakkında erteleme hükümlerinin uygulanabilmesi için tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanı gerektiği, mahkemenin CMK.nın 231. maddesini tartıştığı fıkrada olumlu kanı bulunmadığını belirtmesi ayrıca sanığın katıldığı duruşmada lehe hükümlerin uygulanması talebinin bulunmaması karşısında tebliğnamedeki 2-c maddesinde yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1) TCK.nın 268. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanması gerektiği; somut olayda daha önce işlediği suç nedeniyle hakkında yakalama kararı verilmiş bulunan sanığın mağdur …’a ait kimlik bilgileriyle kendini tanıtmak suretiyle resmi evrak düzenlenmesini sağlamaktan ibaret eyleminin TCK.nın 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçunu oluşturacağı, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.11.2018 tarih ve 2018/339-536 sayılı kararı gözetilerek yapılan incelemede, kısa karar tarihinde, başka suçtan Batman M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olan ve kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan, sorgusu sırasında duruşmalarda bulunmaktan bağışık tutulma hakkı hatırlatılmayan ve bu yönde talebi de bulunmayan sanığın, kısa kararın okunduğu 19.10.2015 tarihli oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK.nın 196. maddesine aykırı davranılması,
3) Terör örgütüne üye olma suçundan yapılan soruşturmada 14.10.2014 tarihinde evinde yakalanan sanığın ard arda önce kardeşi Mahsur Karakoç’a ait kimlik bilgilerini sonra …’ın kimlik bilgilerini ibraz ettiği olayda; hukuki ya da fiili kesinti gerçekleşmeden aynı zamanda başkasına ait kimlik bulgilerini kullandığı anlaşıldığından zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartları bulunmadığı ayrıca 16.04.2015 tarihli iddianamede talep edilmemiş olması nedeniyle CMK.nın 226. maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı da tanınmayıp temel cezanın TCK.nın 43. maddesi uyarınca arttırılması suretiyle cezanın fazla tayini,
4) Gerekçeli kararın iddianamenin özetlendiği kısmında, dava dosyası ile ilgisi bulunmayan sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan düzenlenen iddianamenin anlatım bölümüne yer verilmesi suretiyle karışıklığa neden olunması,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısının ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.