Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2020/6047 E. 2021/1673 K. 03.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6047
KARAR NO : 2021/1673
KARAR TARİHİ : 03.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında mala zarar verme ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihinden yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26.maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2.madde uyarınca doğrudan verilen 3000 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanık hakkında mala zarar verme suçundan tayin edilen 2000 TL adli para cezası ile hakaret suçundan tayin edilen 1500 TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317.maddesi gereğince sanık …’in temyiz itirazlarının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın kolluk aşamasında alınan savunmasına göre eylemin 23.00- 03.00 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında; eylemin zaman diliminin gece olarak kabulü gerektiği halde sanık hakkında TCK’nın 143. maddesi uyarınca ceza arttırımına gidilmemesi,
2-Sanığın suça konu eyleminin 142/2-h, 143. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçuna ilişkin olması karşısında sanık …’in istemi aranmaksızın 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii eşliğinde savunmasının alınması gerekirken, müdafii hazır bulundurulmadan savunmasının alınarak savunma hakkının kısıtlanması,
3-Katılanın kolluk aşamasında vermiş olduğu beyanında, ertesi gün aracını park ettiği yerde bulamadığı, aracı daha önceden tanıdığı olan Aykut’un aldığını düşünerek arayıp aracı hemen getirmesini söylediği, bir iki saat sonra sanığın aracı getirdiği olayda TCK’nın 146.maddesinin koşulları oluşmadığı ayrıca katılanın mahkeme aşamasında aracı sanığın geri getirmediğini araştırarak kendisinin bulduğunu söylemesi karşısında, beyanlarındaki çelişkinin giderilerek, katılanın kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına mağdurun rıza gösterip göstermeyeceği tespit edildikten sonra sanık hakkında TCK’nın 168/1-4. maddesinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanığın aşamalardaki savunmasında katılanın babası Osman Ertuğrul’u arayarak kendisine düz kontak yapma hususunda onay verdiğini savunması karşısında tanık Osman Ertugrul’un ifadesi alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
5- 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 146.maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 6 ay hapis cezasından TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın hesap hatası sonucu 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine 1 yıl 13 ay hapis cezası olarak hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının korunmasına, 03.02.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.