YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/555
KARAR NO : 2020/6677
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 10/03/2016 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02/06/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, 15 adet taşınmaz üzerindeki ortaklığın satış sureti ile giderilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü; bir kısım davalılar vekili temyiz etmişlerdir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bunların yanında hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir (HMK m.26/1). Anılan yasa maddesine göre, hükmün infaza elverişli olarak kurulması gerekir.
Somut olayda; dava konusu taşınmazların UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerinde parsel numaralarının değiştiği anlaşıldığından, mahkemece, oluşan bu yeni duruma göre taraf teşkilinin denetlenmesinden sonra infaza elverişli bir karar verilmesi gerekirken, işlerliğini yitiren pasif tapu kayıtları üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de; davalılar …, … ve … kendilerini vekil ile temsil ettirmelerine rağmen vekil isminin karar başlığında gösterilmemesi ve davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hüküm sonucunda kendilerini vekille temsil ettiren davalılar …, … ve … yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 02.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.