Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/1777 E. 2021/1663 K. 24.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1777
KARAR NO : 2021/1663
KARAR TARİHİ : 24.02.2021

MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 03.07.2019 tarih ve 2015/2031 E. -2019/802 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı THY vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin Gaziantep’e gitmek için gidiş dönüşlü rezervasyon yaptırdığını, müvekkillerinden …’ın %80 özürlü olması nedeni ile oksijen tüpü ve oksijen destekli elektrikli makineye ihtiyaç söz konusu olup, bu durumun davalı … Yollarına bildirilmesine rağmen uçuş günü gecikme ile de olsa oksijen desteği sağlanıp yolculuk yapıldığını, dönüşte chek in işlemleri yapıldığı sırada durumun kendilerine bildirilmesine rağmen gerekli oksijen desteği bulunmaması nedeni havaalanında uygunsuz ortamlarda beş saat beklemek zorunda kaldıklarını, müvekkillerinin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 1.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacıların 24.10.2013 tarihinde THY müşteri hizmetleri vasıtasıyla Gaziantep için gidiş-dönüş bilet rezervasyonu yaptırdığı, …’a ilişkin engel durumunun bildirildiği, davacıların THY’den aldığı biletlerle dönüş için Gaziantep havalimanına geldiklerinde Gaziantep-İstanbul uçağında … için bulundurulması gereken oksijen tüpünün bulunmaması nedeniyle planlanan uçuşu yapamadıkları, bu nedenle hava limanında 5 saat beklemek zorunda kaldıkları, hava limanına gelmeden önce uçağa oksijen tüpü kabul edilmemesi nedeniyle ellerinde bulunan mevcut oksijen tüplerini boşalttıkları, bu nedenle bir sonraki uçuşun gerçekleştiği süre boyunca oksijene ihtiyaç duyan …’ın yaşadığı sıkıntı nedeniyle birlikte hareket eden davacıların üzüntü yaşadıkları, …’ın engel durumu bildirilmiş olmasına rağmen dönüş uçağında bulundurulması gereken oksijen tüpünün bulundurulmamasının ayıplı hizmet olarak kabul edildiği, davacıların planlanan uçuş ile gerçekleşen uçuş arasında engelli bir çocuk ile havaalanı içerisinde yaşamış oldukları sıkıntılar nedeniyle manevi tazminat taleplerinde haklı oldukları, sivil havacılıkta geçerli kurallara göre davalı tarafın uçak içerisine davacılara ait oksijen tüpünü kabul etme zorunluluklarının bulunmaması, davalı THY’nin oksijen tüpünü uçağa kabul etmeme yönündeki kararın hukuka uygun olması nedeniyle maddi tazminat talebinin yerinde olmadığı, ayıplı hizmet olarak kabul edilen eylemler nedeniyle davalı DHMİ’nin herhangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, … için 15.000,00 TL manevi tazminatın, … için 300,00 TL manevi tazminatın, … için 500,00 TL manevi tazminatın … için 100,00 TL manevi tazminatın, … için 100,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte THY’den alınarak davalılara ödenmesine, davalılardan DHMİ yönünden açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, maddi tazminata yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı THY vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece bir kısım davacılar yönünden kesin olduğu belirtilen kararın esasen kanun yolu açık olan hükmün temyiz incelemesine engel teşkil etmeyecek olmasına göre, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 819,72 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı THY’dan alınmasına, 24.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Dava, hava taşıma sözleşmesinin kusurlu ifasına dayalı olarak ikame edilmiş olup davacılar arasında HMK’nın 57/1-c maddesi çerçevesinde ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, aynı kanunun 58. maddesi uyarınca ihtiyari dava arkadaşlığında davaların birbi-rinden bağımsız olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda, hükmün davalı THY tarafından temyiz edilmiş olması da gözetildiğinde, HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanması gereken HUMK’nın 428/1. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırının her bir davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarları bakımından ele alınması gerekir (bkz. HGK, 29.1.2019 gün ve 4-1348/32 sayılı kararı ve kararda atıf yapılan bilimsel eserler). Bu bağlamda yerel mahkeme kararına bakıldığında, davacılardan … dışındaki davacıların her biri lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarının, kararın verildiği tarih itibariyle söz konusu yasa maddesinde belirtilen temyiz edilebilirlik sınırının altında kaldığı açık ve sabittir. Nitekim, mahkemece verilen kararda da, yerinde olarak, anılan davacılar lehine kurulan hükmün kesin olduğu belirtilmiştir.
Bu nedenle, davalı THY’nın anılan davacıların her biri lehine kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin, bu yoldaki kararların temyiz edilebilirlik sınırının altında olduğu vurgulanmak suretiyle reddi gerekirken, yasal hiçbir dayanağı bulunmayan bir gerekçe kullanılarak kesinlik bakımından yerel mahkemece verilen kararın yerinde olmadığına da değinilmesi ve … dışındaki diğer davacılar bakımından da işin esasının incelenerek sonuçta bu davacılara yönelik davalı temyiz itirazlarının esastan reddedilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla, Dairemiz çoğunluğunun açıklanan yöndeki sonuç düşüncesine katılamıyorum.

MUHALEFET ŞERHİ

1- Dava, hava taşıma sözleşmesinin kusurlu ifasına dayalı olarak ikame edilmiş tazminat davasıdır. Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
2- Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması hallerinde birden çok kişi, birlikte dava açılabildiklerinden davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır (HMK m. 57/1-c). İhtiyari dava arkadaşlığında, davalar birbirinden bağımsızdır. Dava arkadaşlarından her biri, diğerinden bağımsız olarak hareket eder (HMK m.58/1).
3-6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesine göre bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı HUMK’nun 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.
İlk Derece Mahkeme kararının verildiği tarih itibariyle HMK’nın geçici 3. maddesi gereğince HUMK 427-428 maddeleri hükmümün uygulanması devam olunduğundan temyiz kesinlik sınırının HUMK 427-428 maddelere göre belirlenmesi gerekir.
5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunun (HUMK) 427-428 maddelerinde öngörülen kesinlik sınırı, 5236 sayılı Kanunun 19’uncu maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-Madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2019 yılı için 3.200,00.- TL’dir.
4- Somut olayda, ilk derece mahkemesi, ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar … için 15.000.00-TL, … için 300.00-TL, … için 500.00-TL, … ve … için 100.00’er -TL manevi tazminat takdir edilmiş, …’a yönelik karar yönünden istinaf yolu açık, diğer manevi tazminat talepleri yönünden kesin olarak karar verilmiştir.
5- Karar davalı … tarafından temyiz edilmiş olması da nazara alındığında, HMK’nın geçici 3. maddesi uyarınca uygulanması devam olunan HUMK’nın 427/1. maddesinde öngörülen temyiz kesinlik sınırının her bir davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarları yönünden tespiti gerekir. Bu durumda, davacı … için takdir edilen manevi tazminat hariç diğer davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarları, söz konusu yasa maddesinde belirtilen temyiz edilebilirlik sınırı karar verildiği tarih itibariyle 3.200,00- TL olup temyiz edilebilme miktarın altında olduğundan karar kesin niteliktedir.
6- Aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunan davacılar bakımından temyize konu edilen miktarlar (davacı … için takdir edilen manevi tazminat hariç) yukarıda belirtilen temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından İlk Derece Mahkemesi kararı kesin niteliktedir.
Açıklanan nedenlerle, davacı … için kurulan hüküm haricinde diğer davacıların her bir lehine kurulan hükümlere yönelik davalı …’nın temyiz isteminin, mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken “mahkemece bir kısım davacılar yönünden kesin olduğu belirtilen kararın esasen kanun yolu açık olan hükmün temyiz incelemesine engel teşkil etmeyecek olmasına” şeklindeki çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir.