YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4223
KARAR NO : 2021/3139
KARAR TARİHİ : 24.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
1-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçlarından kurulan hükmün incelenmesinde,
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000. TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, sanıklar hakkında müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 1.000 TL ve müşteki …’a yönelik mala zarar verme suçundan dolayı tayin edilen 660 TL adli para cezasına ilişkin hükümlerin, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz itirazının tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2)Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’ya yönelik hırsızlık, sanıklar …, … ve … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme, müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; sanıklar … ve … ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3)Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’a yönelik hırsızlık suçundan ve sanık … hakkında müşteki …’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara gerekçeye ve hakimin takdirine göre suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Dosya kapsamına göre, müşteki …’ın saat 06:50 sıralarında işyerine geldiğinde hırsızlık yapıldığını anladığını beyan ettiği, sanık …’ın geceleyin işyerine girdiğini beyan edip suç saatine ilişkin beyanda bulunmadığı, suçun gece işlendiğine ilişkin başkaca delilde bulunmadığı anlaşıldığından, hırsızlık eyleminin saatinin tam olarak tespit edilememesi sebebiyle şüpheli durum sanıklar lehine değerlendirilerek sanıkları eylemlerini gündüz vakti gerçekleştirdikleri kabul edilmesi gerekirken 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
2-Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Kabule göre de müştekinin “…meyve ve sebzelerden yaklaşık 250 TL değerinde çalındığını gördüm, başkaca zararım yoktur,… zararımı istemiyorum” şeklindeki beyanından sanıkların müştekinin zararını gidermediği anlaşıldığından kaldı ki sanıklar tarafından yapılan bir ödeme dahi olsa iyi niyetli 3. kişi konumundaki meyve sebzeleri satın alan tanıklar … ve …’nin zararının giderilmediği takdirde somut olayda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmayacağından, mahkemece tanıkların ve müştekinin zararlarının giderilip giderilmediği giderildiyse zararın hangi aşamada giderildiğine ilişkin beyanları alındıktan sonra bu şekilde 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
4-Sanık …’ın suçlamayı kabul etmediği gibi yüklenen suçu işlediğine ilişkin, sanıklar … ve …’ın atfı cürüm niteliğindeki beyanlarıdışında hükümlülüğüne yeterli, kesin ve inandırıcı hukuka uygun kanıtlar bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı biçimde hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 24.02.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.