Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2019/2148 E. 2021/3286 K. 25.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2148
KARAR NO : 2021/3286
KARAR TARİHİ : 25.02.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Alacağı tahsil amacıyla tehdit, hakaret, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 108/2. ve TCK’nın 58/7. maddeleri gereğince, en ağır cezayı içeren hükümlülüğün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilip, sanığın tekerrüre esas alınan ilâmında yer alan sahtecilik suçundan hükmedilen 3 yıl hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından ve tekerrüre konu edilen mahkûmiyetinin 2 yıl 3 ay hapis ve 5.343,00 TL adlî para cezasına ilişkin olmasına rağmen, hükümlülüğün 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak gösterilmesi ise yerinde düzeltilmesi olanaklı maddî yazım hatası kabul edildiğinden, bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usûl ve yasaya uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında alacağı tahsil amacı ile tehdit ve hakaret suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usûl ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nin 150/1. maddesinin yalnızca hukukî ilişkinin tarafı olan kişiler hakkında uygulanabileceği; katılanların, oğulları olan Ahmet Kama ile sanık arasındaki hukukî ilişkinin tarafı olmadıkları anlaşıldığından, sanığın eyleminin yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hakkında TCK’nin 150/1. maddesi delâleti ile tehdit suçundan hüküm kurulması,
2- Sanığın olay tarihinde, katılanlara ait ikametin holünde katılanlara hakaret etmesi şeklinde gerçekleşen eylemde, âleniyet unsurunun oluşmayacağı gözetilmeden sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakkının korunmasına, 25/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.