YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22997
KARAR NO : 2013/6381
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın annesi …’un 01/04/2002 tarihinde vefat etmesine rağmen bu hususu kuruma bildirmeyip annesinin sağlığında verdiği vekaletnameye dayanarak 01/05/2002-31/10/2005 tarihleri arasında haksız ve yersiz olarak toplamda 15.355,24.-YTL tutarında dul aylığı çekip kurumun zararına sebebiyet verdiği iddia edilen olayda;
02/08/2000 tarihli vekaletnamede sanığın dışında akrabaları olan … ve …’un da vekil tayin edildiği, bankanın Emekli Sandığına hitaben yazmış olduğu 20/10/2005 tarihli dilekçede sanık tarafından çekildiğini bildirmesine rağmen, evrak ekinde sanığın imzasının bulunduğu yalnızca 01/05/2002 tarihli tediye fişinin gönderildiği, diğer ödemelere ait bir belgenin bulunmadığı ve hükme esas alınan Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 28/02/2007 tarihli soruşturma raporunun onaysız fotokopi olduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından, sanığın annesinin yaşadığına dair bankaya yoklama belgesi verip vermediği ve
İlgili dönem içerisinde paranın kim tarafından çekildiğinin tespiti için bankadan tediye fişleri de getirtilerek gerekirse imza incelemesi yaptırılıp paranın vekaletnamede adı geçenlerden hangisi tarafından çekildiğinin tespiti ve hükme esas alınan müfettiş raporunun onaylanmış ekleri getirtilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/04/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.