YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67304
KARAR NO : 2012/43968
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık … ile katılanın kardeş oldukları ve aralarında miras konusunda ihtilaf bulunduğu, bu kişiler arasında 31/01/2008 tarihli mirasın taksimi içerikli satış anlaşması başlığı altında bir sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeye göre, sanığın katılana bir kısmı peşin olmak üzere toplam 9.000.000 TL ödeme yapacağı, katılanın da, miras paylaşımı sonucu hissesine düşen İstanbul ili Zeytinburnu ilçesinde bulunan arsasının devrini sanık adına yapacağının kararlaştırıldığı, sanığın, edimlerini yerine getirdiğini ve katılana ödemeleri yaptığını belirterek sözleşmede belirtilen arsanın devrinin yapılmasını istemesine rağmen yapılmadığı, bunun üzerine sanığın, katılana ödediği paranın tahsili için icra takibine geçtiği, katılanın bu takibe itirazda bulunduğu, ilgili hukuk mahkemesince sanık davacının açtığı itirazın iptali davasının henüz sanığın edimlerini yerine
getirmediği, taşınmazın tarafların ortak murislerinin adına kayıtlı olduğu gerekçeleriyle reddine karar verildiği, sanık … beyanında, alacaklısının …, borçlusunun katılan … olan 15.04.2008 düzenleme tarihli, 15.12.2008 vade tarihli sahte olduğu iddia edilen senedin katılan tarafından kendisine bu borca istinaden verildiğini belirttiği, sanık …’nin 04.05.2009 tarihli ön protokol ile sanık …’in yetkilisi olduğu … İnşaat şirketi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesine esas olacak bir ön protokol tanzim ettikleri, bu protokole göre önceki satım anlaşmasına konu olan ve sanık …’ye devredilecek olan taşınmazın kat karşılığı … inşaata devredileceği, … inşaat şirketi tarafından da sanığa dairelerin yüzde ellisi ile birlikte 2.000.000 dolar önbedel ödenmesi, protokoldeki şartların yerine getirilmemesi halinde 5.000.000 dolar cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, katılan tarafından satış anlaşmasına istinaden edimlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle sanık …’nin de, … inşaat şirketine karşı edimlerini yerine getiremediği, sanık …’nin, katılana, 13.05.2009 ve 06.07.2009 tarihlerinde olmak üzere öncelikli taşınmazın devrinin yapılması, yoksa ödenen 9.000.000 TL paranın iadesinin talep edildiği noter ihtarnameleri gönderdiği, … inşaat şirketinin de sanık …’ye 21.07.2009 tarihinde, önbedel olarak ödenen 2.000.000 dolar ve cezai şart olarak öngörülen 5.000.000 dolar paranın ödenmesi için noter aracılığıyla ihtarname gönderdiği, sanık …’nin, ilgili şirkete ödeme yapamadığı ve kendisine katılan tarafından alacağına istinaden verildiğini belirttiği suça konu senedi … inşaat şirketine teslim ettiği, ilgili şirket kaşesinin ve cirosunun bulunduğu senedin keşidecisi olan katılan ve senette cirosu bulunan sanık … aleyhine icraya konulduğu, alınan ekspertiz raporuna göre, senedin evvelce imzalı belgenin üst ve alt bölümlerinin kesilmesinden sonra düzenlenip mevcut haline dönüştürülerek sahte olarak düzenlendiğinin belirlendiği, Adli Tıp Kurumu raporuna göre ise, senetteki imzanın, 1979-1980 yıllarında düzenlenen başka bir belgedeki imza ile benzediğinin tespit edildiği, böylece sanık …’nin daha önceden katılan tarafından imzalanmış bir belgeyi bir şekilde ele geçirerek sonradan bono metni haline getirdiği ve diğer sanığın yetkilisi olduğu … İnşaat Makine Turizm ve Taşımacılık Sanayi Ticaret Anonim Şirketi aracılığıyla icra takibine konu ettiği, katılanın imzasını taşıyan bir belgenin hukuka aykırı bir şekilde bono haline getirilerek sanıklar tarafından kullanılması suretiyle üzerlerine yüklenen suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda, sanık …’nin, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın ispatı amacıyla resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesine dayanan mahkumiyet kararı ile önceden … bir borç için senet düzenlemesi nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı
gerekçesine dayanan ve sanık …’ın sözleşmeden … alacağını alma kastıyla hareket ettiği ile senedin sahte olduğunu bilmediği gerekçelerine dayanan beraat kararları ve suça konu senedin sahte olduğunun tespit edilmiş olması karşısında, senedin dosyada delil olarak saklanmasına dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 13.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.