Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/5973 E. 2012/10696 K. 19.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5973
KARAR NO : 2012/10696
KARAR TARİHİ : 19.04.2012

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde kira parasının 01.10.2011 gününden başlayarak aylık 9.000.00 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir. Davanın niteliği itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildi.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili ; emsal ve rayice uygun şekilde 01.10.2011 tarihinden başlayan kira döneminden itibaren aylık kira bedelinin 9.000.00 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, ihtarnameden sonra müvekkilinin kirayı arttırdığını ve 3.750.00 TL ödediğini belirtmiş, hak ve nesafet ilkeleri dikkate alınarak bir kira bedelinin belirlenmesini ve davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, hak ve nesafet ilkeleri de dikkate alınarak aylık kiranın bürüt 6.375.00 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Hakim bilirkişi raporu ile bağlı olmayıp (HUMK.md.286), bilirkişi raporunu serbestçe takdir eder.
Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu kiralananın boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde aylık “10.000,00 TL” kira getirebileceği açıklanmış olmasına göre; davalının eski kiracı olduğu ve taşınmazın boş olmadığı hususları gözetilerek 18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulanan hak ve nesafet ilkesine uygun indirim yapılmak gerekirken, özel nedenleri açıklanmadan bilirkişi raporundan bu oranda uzaklaşılarak yaklaşık % 36 indirimle “6.375,00 TL” kira parasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tesbite dayanak olarak emsal kira sözleşmeleri değerlendirilmediği bu yönde re’sen emsal araştırması yapılmadığı da anlaşılmaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 6570 sayılı yasanın 2 ve 3.maddelerinin iptaline ilişkin 26.3.1963 tarih ve 3/67 sayılı kararı ile, 6570 sayılı yasanın kira parasındaki “sınırlı artış” ilkesini ortadan kaldırılmamıştır. Bununla birlikte kira parasının tesbiti yöntemini belirleyen 18.11.1964 tarih ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kira parasının “hak ve nesafete uygun” seviyede takdiri ile “sınırlı artışı” öngörülmektedir. O nedenle kira parasının tesbiti bir sınırlamadır ve hakim kira parasını takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir.
O halde, bilirkişi tarafından belirlenen kira parası emsal ve rayiç ve hakkaniyete uygun görülmemiş ise yeniden oluşturulacak 3 kişiden oluşan bilirkişi kurulundan somut emsal incelemesini de içerir rapor alınarak yukarıda vurgulanan İBK ve ilkelere uygun bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.