YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/314
KARAR NO : 2012/10100
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 4.086,50 TL nin davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; davalıya ait tarlalara … ve … kaldırıldığında da buğday ekmek üzere ortaklık sözleşmesi yapıldığı, ortaklığın 2008 yılı hasat sonunda biteceği, ancak anlaşma ve yöredeki örf ve adete göre tohum, sulama, mazot, gübre gibi masraflardan davalının hissesine düşen kısmın davalı tarafından ödenmediği gibi davalının tarlasında 15 tabancalık su olduğunu beyan etmesine rağmen suyun çıkmadığı, bu nedenle … zayiatı olduğu ileri sürülerek, bu zayiatla birlikte toplam 6.000 TL alacağın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 4.086,50 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalıya ait tarlalara buğday ve … ekimine dair davacıyla yapılan 12.08.2006 tarihli sözleşme dosyaya sunulmuş olup, sözleşmenin ilk üç bölümü kiraya, dördüncü kısmı ise adi ortaklığa ilişkindir. Ancak, sözleşmede yapılan masrafların yanlar arasında eşit olarak bölüşüleceğine dair bir hüküm bulunmamakta olup, Mahkemece tanık beyanları doğrultusunda yapılan masraflardan davalının sorumluluğuna hükmedilmiş ise de; sözleşme şartları ve yapılan masrafların bu tür ortaklıklarda kime ait olacağı hususunda o yöredeki örf ve adetin ne şekilde olduğu ilgili ziraat odasından sorulup tespit edilerek varılacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir.
Ayrıca, mevcut sözleşmede davalıya ait tarladaki suya ilişkin herhangi bir açıklık bulunmamakta olup, davacının tarla ve mevcut suyun ne halde olduğunu görerek sözleşmeyi yaptığı kabul edilerek, suyun kafi gelmemesine dayalı alacak isteminin reddi gerekirken kabulü doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.