Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/5268 E. 2012/10249 K. 17.04.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5268
KARAR NO : 2012/10249
KARAR TARİHİ : 17.04.2012

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, muris … tarafından düzenlenen 28.09.1995 tarihli vasiyetname ile 16 parselde kayıtlı zemin kattaki dükkan, 2.katın ve 5.katın tamamı ile teras katı davacı oğluna vasiyet ettiğini, davalıların açtığı vasiyetnamenin iptali davasının reddedildiğini belirterek, vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, murisin sadece arsada hissedar olduğunu, kat mülkiyeti kurulmadığı için bağımsız bölüm maliki olmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece; vasiyete konu edilen taşınmazda kat irtifakı kurulu olmadığı için vasiyetnamenin infaz kaabiliyeti bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Muris tarafından düzenlenen 28.09.1995 tarihli vasiyetnamede, 494 nolu … ……ında 1.kattaki 100 m2 dükkan ile, 2.katın tamamı, 5.katın tamamı ve teras katın davacı oğlu …’e vasiyet edildiği, davalılar tarafından açılan vasiyetnamenin iptali davasının reddedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Gelen tapu kaydı ve mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu 16 parselin tapuda çay bahçesi olarak geçtiği, beyanlar hanesinde taşınmaz üzerinde bulunan kargir binanın … (muris), evlatları … … ve … adına kayıtlı olduğu, kat mülkiyeti ya da irtifakının kurulmadığı açıklanmıştır.
Kat Mülkiyeti Kanununda kat mülkiyetine elverişli bir yapı yapılması halinde kat mülkiyeti kurulmasının dava yolu ile istenmesine engel bir hüküm yoktur. Davacının isteği bu yönü de kapsamaktadır.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; dava konusu taşınmazın üzerinde yapılan yapıya ait tasdikli inşaat projesini belediyeden getirtip, yapının projeye uygun olup olmadığını mahallinde yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporu ile belirlemek olmaktır.
Bilirkişi raporu ile yapının projeye uygun yapıldığı anlaşılırsa o takdirde, kat mülkiyeti kurulmasına elverişli bir yapı olup olmadığı yönünde araştırma yapılarak bağımsız bölümlerin arsa payları ile ilgili açıklayıcı rapor alınması gerekir.Aksi halde yani yapının projeye uygun yapılmadığı anlaşılırsa o takdirde projenin veya yapının ıslahının mümkün olup olmadığını araştırarak bu konuda ıslah ve kat mülkiyeti kurulması için gerekli belgeleri düzenleyip ibraz etmek üzere davacıya yetki ve mehil verilmelidir. Davacı tarafından, ibraz olunan belgelere davalıların bir itirazı olduğu takdirde bunları objektif kurallar çerçevesinde inceleyip, düzeltmelidir.
Bundan sonra, mahkemece; taşınmaz mal üzerinde kat mülkiyeti kurulmak suretiyle vasiyete konu bağımsız bölümlerin davacı adına tesciline, objektif imkansızlık varsa o takdirde talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.