Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/65999 E. 2013/9827 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/65999
KARAR NO : 2013/9827
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, Arnavutköy’de restoran müdürü olarak çalışan şikayetçiyi telefon ile arayıp kendisini zabıta görevlisi Sedat olarak tanıtarak, Belde Gazetesinden aradığını, kendisine bilet satmak istediğini söyleyip şikayetçinin belediyeden arandığını düşünerek bir adet bilet alabileceğini söylemesi üzerine sanığın kurye ile bir adet üzerinde “gazetemizin üyelerimizle ve … adamlarımızla Bel.Başkanlarımızla tanışma amacıyla düzenlemiş olduğumuz yemekli programlı gecemizde sizleri aramızda görmekten kıvanç duyarız” ibaresi yazılı davetiye ile birlikte “abone ve neşriyat bedeli” içerikli 150,00 TL.lik fatura göndermesi, şikayetçinin kuşkulanıp belediyeyi aradığında böyle bir davetin olmadığını öğrenerek kurye olarak gelen sanık …’i kolluğa yakalatması şeklinde gelişen olayda, sanığın şikayetçiye kendisini zabıta görevlisi olarak tanıtıp belediye bünyesinde çıktığı izlenimi verdiği gazeteye şikayetçiyi belediyenin resmiyet ve ciddiyetini de kullanarak gazeteye abone yapmaya çalışması, gönderilen davetiyenin içeriğinde belediye başkanlarının da yemeğe katılacağını belirtmesine rağmen bu hususun doğruluğuna ilişkin herhangi bir delil bulunmaması, davetiyenin üzerindeki amblemin… Büyükşehir Belediyesi’nin amblemine benzetilerek davetin belediye bünyesinde yapıldığı izlenimi yaratılmaya çalışılması hususları da dikkate alınarak sanığın şikayetçiyi aldatarak çıkardığı gazeteye abone yapmaya çalışması karşısında mahkemenin “dolandırıcılık”
suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olup, tebliğnamedeki dosya arasında şikayetçinin gönderdiği yemek davetiyesi ve fatura bulunduğuna göre sanığın savunmasının doğruluğunun araştırılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Gerekçede oluşa uygun olarak eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilmesine rağmen 5237 sayılı TCK.nun 35.maddesinin uygulanmaması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
2)Adli sicil kaydında silinme koşulları oluşmuş sabıka kaydı bulunan sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.