YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/11407
KARAR NO : 2013/13536
KARAR TARİHİ : 18.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu, başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanılış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, katılanla aralarında geçmişten gelen sınır anlaşmazlığına dayalı husumet nedeniyle, katılanın zeytinlik arazisindeki sınırı belirleyen demir direk ve tellerini yıkmak ve eğmek suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmalarında suçlamayı kabul etmediğini, direk ve tel örgülerin kendi arazisine dikildiğini, katılanla bu konuda aralarında Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülmekte olan dava olduğunu beyan etmesi ve mala zarar verme suçunun kasıtlı olarak işlenebilmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkması bakımından, sanıkla katılana ait araziler arasındaki sınırın tespiti için … Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonuçlanmış ise karar örneği ile varsa bilirkişi raporu getirtilip incelenmesi, gerektiğinde mahalline keşif yapılıp direklerin sınıra dikilip dikilmediğinin tespitiyle, 11.05.2010 tarihli bekçi zabıt varakasını düzenleyen … Akbulut’un tanık olarak dinlenmesi ve toplanan deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.