YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22747
KARAR NO : 2013/6407
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar … ve …’nın, katılanın işyerine gidip kendilerini … müfettişi olarak tanıttıkları, …’nun, katılana … Kuçur adına düzenlenmiş olan sahte … kimlik kartını da göstererek işyerinde sigortasız işçi çalıştırdığından tutanak düzenleyip ceza keseceklerini söylediği, daha öncesinde de 4-5 kez daha gelip müfettiş olduklarını belirterek katılandan en son tarihe kadar aralıklarla 1500 TL. para aldıkları, son kez gittiklerinde de yine işyerindeki eksikliklerden bahsedip tutanak düzenleyeceklerini beyan ettikleri, katılanın da daha öncesinde bu durumdan şüphelenmiş olması ve polise haber vermesi neticesinde sanıklara 350 TL. verdikten sonra sanıkların polisler tarafından yakalandıkları, sanıkların yapılan üst aramasında …’nun üzerinde … … adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ve … kimliği ile …’nın üzerinde … adına düzenlenen nüfus cüzdanı ve … kimlik kartının ele geçirildiği, Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuarları Dairesi Başkanlığı’nın raporuna göre, belgelerin tamamen sahte olarak düzenlendikleri ve iğfal kabiliyetine haiz olduklarının tespit edildiğinin iddia edildiği olayda;
1-Dolandırıcılık suçundan hükmolunan mahkumiyet kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ile …’nun yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan adli para cezalarına ilişkin bölümlerinin çıkarılarak yerine, sanıkların 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesi gereğince 5’er gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, anılan kanunun 43. maddesi uyarınca, cezaları 1/4 oranında arttırılarak 6’şar gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, aynı kanunun 62. maddesi gereğince cezalarının 1/6 oranında indirilmesi sonucunda 5’er gün adli para cezası ile cezalandırılmalarına, zikredilen kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00’şer TL’den çevrilmek üzere, sonuç olarak 100,00’er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına denilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 43. maddesine göre, aynı anda gerçekleşen fiillerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, sanıkların üzerlerinden ele geçirilen nüfus cüzdanları ile … kimlik kartlarının farklı tarihlerde düzenlendiğinin tespit edilememiş olması karşısında, bu hususun, aynı kanunun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği gözetilmeden zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık … müdafii ile sanık …’nun temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.