YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/16342
KARAR NO : 2012/42726
KARAR TARİHİ : 03.10.2012
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık (Değişen Suç Vasfına Göre İftira)
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
İftira suçunun sübutu için, yetkili makamlara ihbar ve şikayette bulunarak, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; sanık tarafından 10.08.2005 tarihinde keşide edilen 1600 TL bedelli çekin bankaya ibraz edilmesinden önce kaybolduğundan bahisle polis karakoluna müracaat etmekten ibaret eyleminde; sanığın şikayetinde herhangi bir kişinin çeki çaldığı konusunda isim bildirerek başvuruda bulunmamış olması karşısında, üzerine atılı dolandırıcılık ve iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.