YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10968
KARAR NO : 2012/1296
KARAR TARİHİ : 19.01.2012
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıklandığı üzere tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay’ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması, Cumhuriyet Savcısı’nın temyizinin de suç vasfına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında usul ve yasaya aykırı bulunan 25.02.2008 gün 2006/401 Esas, 2008/64 Ek Karar sayılı temyiz isteminin reddi kararı kaldırılarak, 12.12.2008 tarihli mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
5395 Sayılı Yasa’nın 3/a-2 maddesine göre kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuk için suça sürüklenen çocuk ifadesinin kullanılması gerekirken sanık ifadesinin kullanılması,
5237 Sayılı TCK’nın 155/1. maddesi yaptırım olarak adli para cezası ile birlikte hapis cezasını öngörmesine rağmen, suça sürüklenen çocuğun yalnız adli para cezasıyla cezalandırılması,
5395 Sayılı Yasa’nın 23 maddesi uyarınca ve hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı istem gibi 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.