YARGITAY KARARI
DAİRE : Hukuk Genel Kurulu
ESAS NO : 2021/864
KARAR NO : 2022/54
KARAR TARİHİ : 25.01.2022
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
1. Taraflar arasındaki “işçilik alacağı” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Ankara 16. İş Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ
Davacı İstemi:
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete ait işyerinde 28.03.2012-23.12.2012 tarihleri arasında net 1.165TL aylık ücret ile üç öğün yemek ve barınma giderlerinin karşılanması suretiyle şoför olarak çalışan müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, haftanın 7 günü ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil olmak üzere 06.30-23.00 saatleri arasında çalışan müvekkiline fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücretleri ile 2012 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayı ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabı:
5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili şirketin alt işvereni olan dava dışı şirket işçisi olduğunu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan davacının sürenin bitmesi ile birlikte iş sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiğini, aylık ücretinin 1.100TL ve asgari geçim indiriminden oluştuğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemenin Birinci Kararı:
6. Ankara 16. İş Mahkemesinin 06.05.2015 tarihli ve 2013/110 E., 2015/693 K. sayılı kararı ile; 20.04.2012-22.12.2012 tarihleri arasında çalışan davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı ancak ihbar tazminatına hak kazanmasının mümkün olmadığı, ayrıca fazla çalışma yapıp hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Özel Dairenin Birinci Bozma Kararı:
7. Ankara 16. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
8. Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesince 07.11.2017 tarihli ve 2015/20925 E., 2017/24250 K. sayılı kararı ile; davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, bilirkişi raporunda beyanı esas alınan davacı tanığı Mustafa Koç’un davalı işyerinde davacı ile birlikte 6 ay çalıştığını ve davacının 2 haftada 1 gün veya ayda 1 gün izin kullandığını, davalı tanıklarının ise haftada 6 gün çalışma yapıldığını beyan ettikleri dikkate alındığında davacının tanık Mustafa Koç ile birlikte çalıştığı 6 aylık süre içinde hafta tatillerinde çalıştığını ispat ettiği değerlendirilerek tanıkla birlikte çalıştığı süre ile sınırlı olmak üzere ayda iki hafta tatilinde çalışma yapılarak 7 gün çalıştığı, kalan iki haftada da 6 gün çalışma yaptığı, tanık Mustafa Koç ile birlikte çalıştığı süre dışında ise haftanın 6 günü çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının hesap edilmesi gerektiği gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemenin İkinci Kararı:
9. Ankara 16. İş Mahkemesinin 20.06.2019 tarihli ve 2018/127 E., 2019/281 K. sayılı kararı ile; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacı tanığı Mustafa Koç’un işyerinden 28.08.2012 tarihinden itibaren ayrıldığını beyan etmesi ve davacının da 20.04.2012 tarihinde işe başlaması karşısında 20.04.2012-28.08.2012 tarihleri arasında birlikte çalışma yaptıklarını ve bu tarihler arasında davacının ayda iki hafta 7 gün, kalan iki haftada da 6 gün çalıştığını kabul eden bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Özel Dairenin İkinci Bozma Kararı:
10. Ankara 16. İş Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
11. Yargıtay 9. Hukuk Dairesince 02.11.2020 tarihli ve 2020/5785 E., 2020/14082 K. sayılı kararı ile; (1). bentte davalının sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, “…2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı ve yapmışsa miktarının ne olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi tarafından yapılan ilk temyiz incelemesinde, “tüm tanık beyanları dikkate alındığında davacının, tanığı Mustafa Koç ile birlikte çalıştığı 6 aylık süre içinde hafta tatillerinde çalıştığını ispat ettiği değerlendirilerek tanık Mustafa Koç ile birlikte çalıştığı süre ile sınırlı olmak üzere ayda iki hafta tatilinde çalışma yapılarak 7 gün çalıştığı, kalan iki haftada da 6 gün çalışma yaptığı, tanık Mustafa Koç ile birlikte çalıştığı süre dışında ise haftanın 6 günü çalıştığı kabul edilerek fazla mesai ve hafta tatili alacaklarının hesap edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir” gerekçesiyle bozma kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Bozma ilamından sonra Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınmış ve alınan rapor doğrultusunda davacının hafta tatili ve fazla mesai ücreti alacağı tanık ile aynı dönem çalışması olduğu tespit edilen 20.04.2012-28.08.2012 tarihleri arasında hesaplanmıştır. Ancak bozma ilamından sonra dosyaya kazandırılan tanık Mustafa Koç’a ilişkin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarının incelenmesinde tanık ile davacının aynı iş yerinde çalışmadıkları anlaşılmaktadır. Bu hali ile davacının hafta tatili ve fazla mesai ücreti alacağının varlığını kanıtlayamadığı görülmekle davacının hafta tatili alacağı ile fazla mesai ücreti alacağının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne yönelik hüküm kurulması hatalıdır…” gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Direnme Kararı:
12. Ankara 16. İş Mahkemesinin 06.07.2021 tarihli ve 2021/13 E., 2021/183 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeye ilaveten davacının davalı şirket ile tanık Mustafa’nın çalıştığı şirket arasında organik bağ bulunduğunu belirterek direnme kararı verilmesini talep etmesi üzerine Ankara Ticaret Odasına müzekkere yazarak davalı … ve tanığın çalıştığı dava dışı şirket olan Aydaş Enerji…A.Ş.’nin kurucularının, ortaklarının, yöneticilerinin ve adresinin bildirilmesi istendiği, gelen cevabı yazı ve belgelere göre davalı şirket ile tanık Mustafa Koç’un çalıştığı dava dışı Aydaş Enerji Yatırımları ve İnşaat Anonim Şirketinin adreslerinin aynı, davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ve aynı zamanda şirket ortakları olan Ömer Lütfi Akın ve İlker Baki Aydın’ın dava dışı Aydaş Enerji Yatırımları ve İnşaat Anonim Şirketinin de yönetim kurulu üyesi, dava dışı Aydaş Enerji Yatırımları ve İnşaat Anonim Şirketinin toplam 5.000 hissesinden 2550 hissenin davalı şirkete ait olduğunun anlaşıldığı, davalı şirket ile ilk bozmada çalışma dönemi belirtilen ve bu dönemle sınırlı hesaplama yapılması bildirilen tanık Mustafa Koç’un çalıştığı dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğunun kabulü gerektiği, bu durumda tanık Mustafa Koç’un beyanlarının ilk bozma doğrultusunda alınan rapor benimsenmek sureti ile hükme esas alınmasının yerinde olduğu gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.
Direnme Kararının Temyizi:
13. Direnme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
II. UYUŞMAZLIK
14. Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; ilk bozmada çalışma dönemi belirtilen ve bu dönemle sınırlı beyanlarına itibar ile hesaplama yapılması bildirilen davacı tanığı Mustafa Koç’un 20.04.2012-28.08.2012 tarihleri arasında çalıştığı belirtilen dava dışı Aydaş Enerji Yatırımları ve İnşaat Anonim Şirketi ile davalı arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, buna göre davacı ile tanığın aynı işyerinde çalışma yapıp yapmadıkları ve buradan varılacak sonuca göre davacının hafta tatili ve fazla çalışma ücreti alacağının ilk bozmada belirtilen dönemle sınırlı olarak davacı tanığı Mustafa Koç’un beyanları esas alınarak kabulünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
III. ÖN SORUN
15. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında öncelikle; direnme adı altında verilen kararın yeni hüküm niteliğinde olup olmadığı; buradan varılacak sonuca göre temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından mı yoksa Özel Dairece mi yapılması gerektiği ön sorun olarak tartışılıp değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
16. Direnme kararının varlığından söz edilebilmesi için mahkeme bozmadan esinlenerek yeni herhangi bir delil toplamadan önceki deliller çerçevesinde karar vermeli; gerekçesini önceki kararına göre genişletebilirse de değiştirmemelidir.
17. Mahkemenin yeni bir bilgi, belge ve delile dayanarak veya bozmadan esinlenip gerekçesini değiştirerek veya daha önce üzerinde durmadığı bir hususu bozmada işaret olunan şekilde değerlendirerek dolayısıyla da ilk kararının gerekçesinde dayandığı hukukî olguyu değiştirerek karar vermiş olması hâlinde direnme kararının varlığından söz edilemez.
18. İstikrar kazanmış Yargıtay içtihatlarına göre; mahkemece direnme kararı verilse dahi bozma kararında tartışılması gereken hususları tartışmak, bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme veya toplanan yeni delillere dayanmak, önceki kararda yer almayan ve Özel Daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak suretiyle verilen karar direnme kararı olmayıp, yeni hüküm olarak kabul edilir.
19. Somut olayda, mahkemece yapılan yargılama sonucunda ilk bozma kararına uyularak verilen davanın kısmen kabulüne dair karar Özel Dairece davacı ile davacı tanığı Mustafa Koç’un aynı işyerinde çalışmadıkları tespit edildiğinden fazla çalışma ve hafta tatili alacak taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasından sonra mahkeme tarafından Ankara Ticaret Odasına davalı … ve dava dışı şirket olan Aydaş Enerji Yatırımları ve İnşaat A.Ş.’nin kurucularının, ortaklarının ve adresinin bildirilmesi yönünde müzekkere yazıldığı, gelen yazı cevabı değerlendirilerek davalı şirket ile davacı tanığı Mustafa Koç’un çalıştığı dava dışı şirket arasında organik bağ bulunduğunun kabulü ile tanık Mustafa Koç’un beyanlarının benimsenmek sureti ile hükme esas alınmasının yerinde olduğu gerekçesi ile önceki kararda direnilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
20. Açıklanan bu maddi ve hukukî olgulara göre, mahkemece bozma sonrası davalı … Tic. A.Ş. ile dava dışı alt işveren olan Aydaş Enerji Yatırımları ve İnşaat A.Ş.’nin kurucularının, ortaklarının ve adresinin olduğu Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti dosya içerisine alındıktan sonra direnme adı altında verilen kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, bozma konusu ile ilgili bozma kararından sonra toplanan yeni delile dayalı olarak oluşturulan yeni hüküm niteliğinde olduğu her türlü duraksamadan uzaktır.
21. Hâl böyle olunca kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye aittir.
22. Bu nedenle dosya Özel Daireye gönderilmelidir.
V. SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Davalı vekilinin yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.01.2022 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.