YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3935
KARAR NO : 2020/19178
KARAR TARİHİ : 16.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında yargılama konusu kasten yaralama eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d-son maddesi kapsamında kaldığı ve alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlardan olduğu, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.10.2011 tarihli ve 2011/10-182 Esas – 2011/204 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nin 150/3. maddesi ile “alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda” müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun hükme bağlanması karşısında, alt sınırı beş yıl hapis cezasını gerektiren suçlar yönünden müdafii görevlendirilmesi zorunluluğu bulunmadığından, tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
1) Hüküm tarihinde Bakırköy/ Metris 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık duruşmaya getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarihli, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı ve tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre;
3) Mağdur hakkında … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 24/03/2014 tarih ve 1834 sayılı adli raporda, yaralanmanın yaşamsal tehikeye neden olduğunun bildirildiği eyleme ilişkin olarak; sanık hakkında TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca hükmolunan hapis cezasının bir kat oranında artırılması sırasında TCK’nin “87/1-d” olan uygulama maddesinin “87/1” olarak hatalı gösterilmesi ve TCK’nin 87/1-son maddesinin tatbikinde hatalı olarak eylemin mağdurun yüzünde sabit ize neden olduğunun belirtilmesi,
4) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/12/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.