Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/6297 E. 2020/8280 K. 27.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/6297
KARAR NO : 2020/8280
KARAR TARİHİ : 27.11.2020

Mahkeme : ADANA Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1.Mahkûmiyet; Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2019 tarih, 2018/418 esas ve 2019/14 sayılı kararı
2.Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 04/04/2019 tarih, 2019/538 esas ve 2019/596 sayılı kararı (sanık … hakkında)
3.Mahkûmiyet kararının ortadan kaldırılması ile beraat; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 04/04/2019 tarih, 2019/538 esas ve 2019/596 sayılı kararı (sanıklar … ve … hakkında)

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edenlerin sıfatları, başvurularının süreleri, kararların nitelikleri ve temyiz sebeplerine göre incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık …’in Pozantı M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği 05/10/2020 havale tarihli dilekçesinde yer alan müdafiinin azledilmesi talebi kapsamında; sanık müdafiinin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteminin, 696 sayılı KHK’nın 100. maddesi ve 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 299. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilerek, duruşmasız olarak inceleme yapılmıştır.
1-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden ve istinaf kararı verilmesinden önce, sanık …’in Mersin E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla gönderdiği 01/02/2019 tarihli dilekçesindeki “…tarafıma hükmedilen cezanın onaylanmasını, tarafıma iadesine karar verilen adli emanetin 2018/3212 sırasında kayıtlı 47.880,00 TL paranın sahibi olan babam … …’e verilmesini, geçim sıkıntısı ile, kış zorluklarında daha çok mağdur olmamaları için gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ederim…” şeklindeki talebi kapsamında yapılan değerlendirmede; Cumhuriyet Savcısının aleyhe istinaf talebi ve ceza miktarı itibariyle re’sen yapılan istinaf incelemesi sonucunda istinaf mahkemesince düzeltilerek istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi üzerine sanık müdafiinin sanık aleyhine bir sonuç doğurmayan hükmü temyizde menfaati bulunmayacağından istinaf Cumhuriyet Savcısının temyiz talebine hasren inceleme yapılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak;
1-6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde yer alan “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir…” şeklindeki düzenleme ve TCK‘nın 52/4. maddesinde yer alan “…ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.” ibaresi birlikte dikkate alındığında, ilk derece mahkemesi hükmünde yer alan “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” şeklindeki ihtarın, mevcut yasal düzenlemelerle çelişmediği ve infazı kısıtlamadığı gözetilmeden, bölge adliye mahkemesince, hükümden çıkarılması,
2-Hükümden sonra 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’nin 04/04/2019 tarihli 2019/538 esas ve 2019/596 sayılı düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine yönelik hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2-4. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 303. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,
1-Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/01/2019 tarihli 2018/418 esas ve 2019/14 karar sayılı hükmünün sanığa verilen adli para cezasının tahsiline ilişkin kısmına “Sanık adli para cezasını ödemediği takdirde 5237 saylı TCK’nin 52/4 maddesi gereğince tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)” ibaresinin eklenmesi,
2-TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün DÜZELTİLEREK TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1-CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup, bu kapsama girmeyen şekilde bölge adliye mahkemesince beraat karar verilebilmesi için, CMK. 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanık …’ın ikametinde yapılan aramada ele geçirilen “1 adet içerisinde eroin bulaşığı bulunan ajanda kağıdı ve 1 adet büyük boy kesilmiş içerisinde eroin bulaşığı bulunan alüminyum folyo” hakkında düzenlenmiş ekspertiz raporu bulunup bulunmadığı araştırılarak yoksa rapor alınması ile sonucuna göre sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu meydana getirip getirmediği değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olup, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 04/04/2019 tarih 2019/538 esas ve 2019/596 karar sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, BOZULMASINA,
3-Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri dikkate alınarak, Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde belirttiği temyiz sebeplerinin hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu değerlendirilerek, anılan sebeplere bağlı olarak yapılan incelemede,
1-CMK’nın 280/1-a maddesi gereğince “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup, bu kapsama girmeyen şekilde bölge adliye mahkemesince beraat karar verilebilmesi için, CMK. 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Somut olayda, sanık …’in eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturduğu, sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” fiilinden dava açıldığı, suçun niteliğini belirleme yetkisi ve görevinin mahkemeye ait olduğu gözetilmeden, tek olan fiil nitelik yönünden ikiye bölünerek “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan beraat ve “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verilerek hükmün karıştırılması,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde olup, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 04/04/2019 tarihli 2019/538 esas ve 2019/596 sayılı kararı hukuka aykırı bulunduğundan, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
28/02/2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca dosyanın takdiren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi’ne gönderilmesine, 27/11/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.