Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/522 E. 2012/3825 K. 05.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/522
KARAR NO : 2012/3825
KARAR TARİHİ : 05.03.2012

Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, maluliyet aylığı bağlama şartlarının lehine oluştuğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece,bozma üzerine,ilamında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamına göre; 04.05.2009 tarihli … ve 23.12.2010 tarihli…. raporlarında davacının maluliyet başlangıcının tespit edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Davanın yasal dayanağı, 1479 sayılı yasanın 28 ve 29. maddeleri olup, anılan yasanın 28. maddesine göre, “Bu kanunun uygulanmasında, çalışma gücünün en az üçte ikisini yitirdiği tespit edilen sigortalı malul sayılır.” ve 29. maddedeki koşulların gerçekleşmesi halinde de, kendisine malullük aylığı bağlanır. Öte yandan, 28. maddenin 2. fıkrasında ise, “sigortalılığın başladığı tarihte malul sayılacak derecede hastalık ve arızası bulunduğu önceden veya sonradan tespit edilen sigortalı bu hastalık veya arızası nedeniyle malullük sigortası yardımlarından yararlanamaz.” hükmü yer almaktadır.
Malullük aylığından yararlanma koşullarına ilişkin 1479 Sayılı Yasanın 29. maddesinde yer alan ; “a) 28’inci maddeye göre malûl sayılmak,
b) Bu kanuna göre, en az 5 tam yıl sigorta primi ödemiş olmak,
c) (2229 sayılı Yasa’yla değişik fıkra.) Malûllük aylığından yararlanmak için yazılı istekte bulunmak”..şeklindeki düzenleme ile, maluliyetin başlangıç zamanının tespit edilmesi hususunda oluşan belirsizliğin davacı sigortalı lehine yorumlanması gerekmekte olup,davacının sigortalılık başlangıç tarihi itibariyle malul sayılamayacağının kabulü gerekmektedir. Mahkemece aylığın başlangıcına ilişkin 1479 sayılı Yasanın 31. maddesinde öngörülen düzenleme gözetilmek suretiyle davacının malullük aylığından yararlanıp yararlanmayacağı hususunun araştırılarak hasıl olacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme, araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.