Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/12858 E. 2020/17354 K. 26.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12858
KARAR NO : 2020/17354
KARAR TARİHİ : 26.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik mağdurun temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Mağdur …, Bakırköy 17. Asliye Ceza Mahkemesince talimat yoluyla tespit olunan 03/03/2014 tarihli beyanında, sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmiş ise de 13.04.2016 tarihli temyiz dilekçesi ile sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan etmekle katılan sıfatının bulunmaması nedeniyle sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2) Sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik sanıkların temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Sanıkların eylemleri neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu II. İhtisas Kurulunca tanzim olunan 14.10.2015 tarihli raporda, “Sağ temporalde kırık, akut epidural hematom, travmatik SAK, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlikeye neden olur, kemik kırığının hayat fonksiyorlarına etkisi ORTA (3) derecedir” şeklinde görüş belirtilmesi karşısında, taraflar arasında kız kaçırma nedenine dayalı husumet bulunması, sanıkların hedef aldıkları vücut bölgesi, mağdurdaki yaralanmanın hayati tehlikeye neden olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule ve uygulamaya göre de ;
b) Mağdurun hem hayati tehlike hem de kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı olayda, yargılama konusu eylemlerini, birden fazla nitelikli hal (TCK m. 87/1-d, 87/3) ihlaline neden olacak şekilde gerçekleştiren sanıklar hakkında, TCK’nin 86/1. maddesine göre temel ceza belirlenirken, TCK’nin 61. maddesinde yer alan suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, birden fazla nitelikli halin ihlali, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun’un 3. maddesinde yer alan “cezada orantılılık ilkesi” gözetilerek hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıkların kazanılmış haklarının dikkate alınmasına, 26/11/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.