YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5024
KARAR NO : 2021/3654
KARAR TARİHİ : 14.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23.05.2019 tarih ve 2018/361 E. – 2019/244 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının ruhsata dayalı olarak Pülümür’de krom cevheri çıkardığını, dava dışı … isimli kişinin davacı şirketin resmi işlemlerini yürütmek ve çıkardığı madeni pazarlama konusunda sınırlı yetkiler içeren 12.06.2008 tarihli vekaletname ile davacı şirkete müdür olarak atandığını, davacı şirket tarafından 727 ton krom cevherinin Trabzon limanında davalıya ait depoya teslim edildiğini, dava dışı …’nin fatura kesme ve para tahsil etme yetkisi bulunmadığı halde, vekil …ile davalı şirketin hukuka aykırı şekilde birlikte hareket ederek vekil …’nin elinde bulunan İrma Madencilik Ltd. Şti.ne ait faturanın sevk irsaliyelerine aykırı olarak dava konusu mallara ait fatura imiş gibi düzenlenerek davalı şirket kayıtlarına alındığını, 254.880,00 TL bedelli bu faturanın davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını, davalıya sevk edilen mal bedelinin bu şekilde dolandırıcılık yapılarak davacıya ödenmediğini ileri sürerek, mal bedeli olarak 436.200 ABD Doları alacağın şimdilik 20.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 29/12/2016 tarihli dilekçesi ile talep konusu 419.188,20 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında yapılmış hiçbir sözleşme bulunmadığını, dava dışı …tarafından gönderilen malların parasının ödendiğini, …’yi vekil atayan davalının kendisinin denetlemesi gerektiğini, davacı ile …’nin birlikte müvekkilini dolandırmaya çalıştığı için suç duyurusunda bulunduğunu, …tarafından yapılan tahsilatın geçersiz kabul edilmesi halinde alım satım sözleşmesinin asli unsurlarının sakatlanması söz konusu olacağından malın davacıya ait olduğu hususunda hüküm tesis edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dosyada bulunan krom cevheri sevk fişlerinin bir kısmında davalının maden cevheri satın aldığını savunduğu …isminin yer almasının nedeninin bu şahsa davacı şirketin sınırlı yetki içeren vekalet vermiş olması ve bu şahsın davacı şirket tarafından verilen yetki ile hareket etmesi sebebiyle olduğu, sevk fişlerinde söz konusu kişinin cevherin sahibi olarak yer almayıp sevk sorumlusu olarak yer aldığı, davaya konu krom cevherinin Trabzon liman kayıtları, sevk fişleri ve davalının beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı şirkete teslim edilmiş olduğu, teslim edilen mal miktarının 727,7 ton olduğu, tacir olan davalı şirketin, sevk fişlerinde adı yazılı şirketin kanuni yetkilisinin kim olduğunu araştırarak işlem tesis etmesi gerektiği, teslim aldığı krom cevherinin bir kısmı için üçüncü bir şirketten fatura kabul ederek bu şirkete veya sevk sorumlusuna ödeme yapmasının kendisini davacıya olan borcundan kurtarmayacağı, dava konusu kromun davacıya ait maden sahasından çıkartılmamış olmasının sonuca etkisinin bulunmayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile 419.188,20 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
aşağıda yazılı bakiye 21.476,07 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.