Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18542 E. 2013/2190 K. 06.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18542
KARAR NO : 2013/2190
KARAR TARİHİ : 06.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların, olay günü tanık … ‘nin balkonda bulunduğu sırada eşi trafik kazası yapmış bir bayanı tanıyıp tanımadığını sordukları, tanığın tanımadığını söyleyip müşteki olan eşine sorduğu, müştekinin de bu kişinin … isimli bayan olabileceğini söylemesi üzerine şüphelilerin kişiye yardım etmek üzere aradıklarını belirttikleri, müştekiyi de alarak aracı ile ismi geçen kişinin oturduğu evi göstermek üzere yola çıktıkları, bu esnada sanık …’ın cebinden para çıkartarak “Veren el alan eli görmeyecek bu parayı ben sana vereceğim sen ver” şeklinde teklifte bulunduktan sonra karşılığında teminat olarak kolundaki bilezikleri vermesini istediği, bunun üzerine müştekinin kolundan üç adet bileziği verdiği ve yardım yapılacak … isimli şahsa ulaşamaması üzerine tedirginlik duyarak bilezikleri geri istediği, sanık …’ın kızarak bilezikleri geri verdiği, olay yerinden ayrıldıkları, daha sonra müştekinin bileziklerden bir tanesinin sanıklarda kaldığını fark ettiği iddia edilen olayda; teminat bahanesiyle bilezikleri alıp olay yerinden uzaklaşmaları şeklindeki eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Yasanın CMUK.326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 06/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.