YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18555
KARAR NO : 2013/2189
KARAR TARİHİ : 06.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde ;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’nün arkadaşının dükkanına araba almak için gelen katılana 1997 model Kartal marka aracını satmak istediğini söylediği, aracı görüp beğenmesi halinde alabileceğini beyan etmesi üzerine 4.000.00 TL’ye anlaştıkları, aracın Karaman’da olduğunu söyleyerek diğer sanık … ve katılanla birlikte yola çıktıkları, bu sırada katılandan 1.250.00 YTL yi kapora olarak aldıkları, aracın maliyede borcu olmadığına dair kağıt çıkaracaklarını ve arabayı satacak olan ablalarının senet istediği gibi mazeretler uydurarak aracı göstermedikleri, bunun üzerine katılanın aracı almaktan vazgeçtiğini söyleyerek parasını istediği, paranın bir kısmını maliyede harcadıklarını Ereğli’ye dönünce vereceklerini söyleyerek tekrar yola çıktıkları, ilçenin girişinde katılanı bir bahane ile araçtan indirmeleri şeklindeki eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.