YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14221
KARAR NO : 2013/2267
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Hakaret, Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın 19.10.2011 havale tarihli dilekçesinde açıkca hakkında verilen mahkumiyet kararını temyiz ettiğine ilişkin istemi karşısında bu sanık hakkında kurulan hükümlerle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek yada yakıştırmalarda bulunmak yada sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatın konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; isnat, mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır.
Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.
Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı yada benzer olması aranmalıdır. Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte yada daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur.
Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir.
Sanığın, katılan sanık … tarafından işletilen iddia bayine gelerek kupon yatırdığı, kuponun parasını ödememesi üzerine bunu hatırlatan katılan sanık … ile tartışmaya başladığı, katılan sanık …’e iş yerinin içerisinde sövdüğü, katılan sanık …’in ona “terbiyesiz” diyerek karşılık vermesi üzerine katılan …’e vurduğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, ayrıca iş yerinin camlarını da taş atmak sureti ile kırarak zarar verdiği, sanığın sonradan olay yerine gelen katılan …’e de tekme ve yumruk ile vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde kasten yaraladığının anlaşıldığı olayda; eylemlerinin yaralama, mala zarar verme ve hakaret suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın hakaret eylemini herkese açık,aleni yer olan müştekinin işyerinde işlediğinin dosya içerisinden anlaşılması karşısında TCY’nın 125/4 madde ve fıkrası uygulanmayarak eksik cezaya hükmedilmesi aleyha temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hakaret ve yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 gün, 2008/11-250 esas, 2009/13 sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda giderilmesi gereken zararın maddi zarar olup,söz konusu yaralama ve hakaret suçlarında dosya kapsamı itibariyle müşteki tarafından talep edilen veya mahkemece belirlenip ortaya konulan bir zarar miktarı da bulunmadığı, giderilecek maddi bir zarardan da söz edilemeyeceğinden, zarar giderilmediği gibi eksik ve yetersiz gerekçeyle CMK’nın 231.maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.