YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/14511
KARAR NO : 2012/12172
KARAR TARİHİ : 29.11.2012
Reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma ve ırza geçmeye teşebbüs suçlarından sanık … …’ın yapılan yargılaması sonunda; reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine, ırza geçmeye teşebbüs suçunun nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçunu oluşturduğunun kabulüyle mahkûmiyetine dair Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.10.2005 gün ve 2005/219 Esas, 2005/304 Karar sayılı hükümlerin sanık müdafiin temyizi üzerine, Dairemizin 17.04.2012 gün ve 2011/3567 Esas, 2012/4488 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.11.2012 gün ve 2012/267292 sayılı itirazname ile 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden, İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 17.04.2012 gün ve 2011/3567 – 2012/4488 sayılı düzeltilerek onama kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA karar verildikten sonra sanık müdafiin, reşit mağdureyi zorla kaçırıp alıkoyma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik bir temyizi bulunmadığından, incelemenin diğer suçtan kurulan hükümle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
01.01.1974 doğumlu olan sanığın doğum tarihinin 01.01.1975 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüştür.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2006/5-147 Esas, 2006/149 Karar sayılı ilamında ve 2006/1-319 Esas, 2006/302 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere , tekerrür 765 sayılı Kanunda cezanın artırım nedeni olarak öngörülmüş iken, 5237 sayılı TCK.nın 58. maddesinde koşullu salıverilme süresini de etkileyecek şekilde bir infaz rejimi kurumu olarak düzenlenmesi karşısında, eski ceza yasası döneminde işlenen suçlarda 5237 sayılı Kanun lehe kabul edilip sanık hakkında hüküm kurulurken aleyhe olan ve infazı ilgilendiren TCK.nın 58. maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sanık hakkında mahkûmiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hükümden çıkartılarak, yerine “sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkrası ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması, ayrıca hükümden “sanığın sabıka durumları nazara alınarak 5237 sayılı Kanunun 58/7. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirleri hükümlerinin uygulanmasına” ibarelerinin hükümden çıkarılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 29.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.