YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23459
KARAR NO : 2013/6792
KARAR TARİHİ : 11.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar başlığında suçun güveni kötüye kullanma yerine dolandırıcılık olarak yazılması mahallinde giderilebilir hata olarak değerlendirilmiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın mağdur ve katılan ile tanıştıktan sonra birkaç kez mağdur ve katılanın şahsi ihtiyaçlarını karşılamak, hastaneye ve bankaya gidiş gelişlerinde yardım etmek sureti ile güvenlerini kazandığı, bilahare sanığın hasta ve yaşlı olması dolayısıyla akli melekelerinde zayıflık bulunan ve bankada parası bulunduğunu öğrendiği mağdur …’i birden çok kez mağdurun hesabının bulunduğu …,… Şubesi’ne götürdüğü 17.04.2006 tarihinde bir iki saat ara ile 10.000 TL ve 4000 TL, çektirip, çekilen paraları eşine vereceğini söylediği ve nihayetinde sanığın mağdur …’yi …,… ilçesine götürerek burada mağdurun banka çalışanları tarafından tanınmamasından faydalanmak suretiyle yine mağdura ait vadeli hesapta bulunan parayı çektirdiği, bankadan alınan 20.000 YTL ile birlikte toplam 34.000 TL’yi mağdurun eşi katılan …’ye vereceğini söyleyerek mağdur …’den aldığı ancak sanığın daha sonra bu parayı katılana vermediği şeklinde gerçekleşen eylemde kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle zincirleme biçimde dolandırıcılık suçunun oluştuğu ve TCK’nun 158/1-c, 43.maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden suçun hukuki vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde güveni kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK’nın 155/1.maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, sadece hapis cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 11.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.