YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23168
KARAR NO : 2013/6396
KARAR TARİHİ : 08.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın, 2006 yılı içerisinde şikayetçi …’ı … A.Ş’de işe sokmak vaadiyle 10.000,00 TL parasını aldığı, ancak herhangi bir işe yerleştirmediği, şikayetçinin hesap sorması üzerine bu kez şikayetçiye Tarım Bakanlığı’nda Tarım ve İdari İşler Genel Müdürü olarak görev yapan …’ı tanıdığını, onun bu işi yapacağını, ancak ona alınacak bir arabanın 5000 TL.lik peşinatı ile 8.750,00.TL olan ilk taksidini ödemesini istemesi üzerine mağdurun bu teklifi kabul ettiği ve aracı sanık adına aldığı, sonrasında sanığın …’ın rahatsızlandığını, tedavi masrafları için para gerektiğini söyleyerek şikayetçiden değişik tarihlerde paralar istediği, şikayetçinin de buna inanarak istediği paraları verdiği, ancak buna rağmen şikayetçiyi herhangi bir işe yerleştirmediği gibi, parasını da geri vermediği; öte yandan sanığın, şikayetçi …’a da, TRT’de üç tane Doblo aracının kiralık çalıştığını, TRT’ye kiralamak için bir adet doblo araca daha ihtiyaç olduğunu, bu aracı kendisinin alması halinde TRT’de çalıştırabileceğini ve aylık
2.500,00.TL gelir elde edeceğini söylemek suretiyle hileli davranışlar sergileyerek …’dan da 26.000,00.TL araç parası aldığı anlaşıldığından, sanığın mağdurlara yönelik eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın şikayetçi Muzaffer’in zararını tamamen karşılamadığı gözetilerek, şikayetçinin muvafakatinin alınamamasına rağmen, TCK’nın 168. maddesi uyarınca cezasından indirim yapılması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan adli para cezalarına ilişkin bölümlerinin çıkarılarak yerine, “sanığın şikayetçi …’a yönelik eylemi nedeniyle5237 sayılı TCK’nın 158/2 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan kanunun 43. maddesi uyarınca cezası 1/4 oranında artırılarak 6 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, zikredilen kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 TL’den çevrilmek üzere, sonuç olarak 120,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; şikayetçi …’a yönelik eylemi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 157. maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan kanunun 52. maddesi gereğince günlüğü 20,00 TL’den çevrilmek üzere, sonuç olarak 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” denilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.