YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23755
KARAR NO : 2013/7194
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Temel adli para cezasının TCK’nın 52. ve 158/1-son maddeleri dikkate alınarak “suçtan elde edilen” menfaatin iki katından az olmayacak” şekilde “tam gün sayısı” takdir olunarak belirlenmesi ve uygulamanıın aynı Yasanın 61. maddesine göre yapılması gerekirken “doğrudan” adli para cezası miktarı yazılması sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Arkadaş olan ve birlikte hareket ettikleri ileri sürülen sanıklardan …’nın …,… şubesi nezdinde bulunan şahsi hesabından verilme çek karnesine dahil suça konu çek yaprağının 20/08/2006 keşide tarihli hamiline
olacak şekilde düzenlenip … plakalı otomobilin alımı sırasında katılana sanık … tarafından tanzim edilip birinci ciranta olarak da imzalanıp verildiği ancak bankaya ibrazında keşideci görünen … ‘a atfen atılan imzanın bu şahsa ait olmadığı gerekçesiyle bankaca bedelinin karşılanmadığı bu suretle sanıkların haksız yarar sağlayarak “nitelikli dolandırıcılık” suçunu işledikleri, ayrıca sanık …’ın “çeki sahte düzenlemek-kullanmak suretiyle resmi belgede sahtecilik” suçunu da işlediği iddia olunan somut olayda;
Sanık … atılı “nitelikli dolandırıcılık” suçunda diğer sanıkla birlikte katılanı aldatmaya yönelik bir hileye iştirakının olduğuna dair mahkumiyetine yeter derecede delil elde edilememesi nedeniyle “beraatine” karar verilmesi gerektiğini, sanık …’ın ise katılandan alım-satım suretiyle teslim aldığı aracın bedeli olarak suça konu çeki sahte düzenleyip vererek atılı “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını işlediğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında yukarıda belirtilen eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık …’ın suç kastı bulunmadığına, katılan vekilinin ise sanık …’un da mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 18/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.