YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/21785
KARAR NO : 2013/6046
KARAR TARİHİ : 02.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; daha önce …,…Sigorta Şirketinde çalışan sanığın, işten çıkarılmış olmasına rağmen önceden poliçe hazırlaması ve sağlık sigortası işlemlerinin yapılmasına aracılık etmesi nedeniyle tanıdığı mağdura “Herkese Birikim Sigortası” dalında ek poliçe için belirlenen poliçe bedeli 3.500 TL’yi …,… Şubesinde bulunan bir hesaba yatırması için bir not kağıdı yazarak verdiği, mağdurun bildirilen banka şubesine gittiğinde hesabın sigorta şirketine ait olmadığını öğrenmesi üzerine parayı bankaya yatırmaktan vazgeçtiği ve sanığı arayarak durumu bildirdiği, sanığın da “Özel bir durum var. Ben size onun için o numarayı vermiştim. Sizden gelip makbuz karşılığında elden alayım.” dediği ve makbuz karşılığında 3.500 TL’yi elden aldığı , mağdurun vermiş olduğu bu paranın sigorta hesaplarına yatırılmadığı ve sanığın bu şekilde haksız menfaat elde ettiği sabit olmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hapis cezasının alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
2-Suç tarihi itibariyle adli sicil kaydı bulunmayan ve mağdurun zararını gideren sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının, ileride tekrar suç işlemeyeceği hususunda vicdani kanaat hasıl olduğundan ertelenmesine karar verildiği halde, “ertelenmiş olması nedeniyle takdiren CMK’nın 231/5 maddesinin uygulanmasına yer olmadığı” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesine istinaden uygulanması gereken CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.