YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/8385
KARAR NO : 2013/7199
KARAR TARİHİ : 18.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal etme
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mağdur … vekilinin, sanıklar hakkında “mala zarar verme” suçundan verilen “beraat” karalarına yönelttiği temyiz isteminin incelenmesinde:
Şikayetçinin 20.07.2009 tarihli duruşmada “mala zarar verme” suçu yönünden şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmesi ve mahkemenin bu durumu nazara alarak sadece “konut dokunulmazlığını ihlal” suçundan “kamu davasına katılmasına” karar verilmesi karşısında; mağdurun “katılan sıfatını haiz” olmaması nedeniyle “mala zarar verme” suçundan sanıklar hakkındaki beraat hükümlerini temyiz etme hak ve yetkisi olmadığından, vekilinin 09.12.2010 havale tarihli dilekçesiyle vaki anılan suçtan verilen “beraat” hükümlerini temyiz etme hak ve yetkisi olmadığından, vekilinin 09.12.2010 havale tarihli dilekçesiyle vaki anılan suçtan verilen “beraat” kararlarına yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
II)Katılan vekilinin, sanıklar hakkında “Konut dokulunmazlığını ihlal” suçundan kurulan “beraat” hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Bir kimsenin konutuna,konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girildikten sonra çıkmayan kişi konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olur. Konuta girmek, failin bütün vücudu ile tamamen konuta girmesi demektir. Bu nedenle, konutun eklentisi içinde olmamak kaydıyla, pencereden içeriye bakma, kapıyı dinleme camı tıkırdatma, dış kapı zilini çalma bu suçu oluşturmaz. Konuta veya eklentisine nereden girildiğinin önemi yoktur. Konuttan çıkmamak, konut sahibinin rızası ile girilen konuttan, söz, hareket ve tavırlarıyla kendisini çıkmaya davet edilmesine rağmen, çıkmamaktadır.
Suçun oluşması için, sahibinin rızası olmadan girilen yada rızayla girildikten sonra istendiği halde dışarı çıkılmayan bir konut veya eklentisi olmalıdır. Konut, (mesken) bir kimsenin geçici de olsa oturmak için sığındığı
her nevi yer olarak tanımlanabilir. Medeni kanunun 19.maddesinde tanımlanan her ikametgah TCK anlamında bir konuttur Kişinin ihtiyaçlarından bir veya bir kısmının yerine getirildiği yani yaşamsal faaliyetlerini geçirdikleri yer konuttur. Konutun bir bina olması şart değildir. Konut eklentisi (müştemilat); konuta bitişik yada onun yakınında olan, konut veya benzerî yapıların kullanılış amaçlarından herhangi birini tamamlayan diğer yapılar veya yerlerdir. Balkon, koridor, sahanlık, etrafı çitle çevrili avlu, eve ait etrafı duvarla çevrili bahçe, buna örnek gösterilebilir. Diğer bir anlatımla, girilmesi konutta oturanların huzur ve güvenliğini bozabilecek konuta bağlı veya pek yakın ek yapılar veya yerlerdir. Avlu, ahır, bahçe, taraça, samanlık, odunluk, kömürlük, balkon gibi yerler eklentidir. Konut veya eklentiyi dış dünyadan ayırıcı belirtiler, o yer sahibinin yaşama biçimi, mevcut olanakları, sosyal ve ekonomik durumu ile kültürel ve yöresel özelliklere, gelenek ve göreneklere göre farklılıklar gösterebilir. Bu husus, olaysal olarak değerlendirilmeli, tayin ve takdir edilmelidir.
…,… İçmesuyu Birliği Başkanı olan sanık …’ın imzasını havi 09.02.2009 tarihli görevlendirme belgesi ve talimatıyla, aynı Birliğin görevlileri olan diğer sanıkların kuşku duyulan “kaçak su hattı tespiti” amacına yönelik olarak bilgi ve rızası bulunmaksızın evde kimsenin olmadığı bir zamanda katılanın evinin müştemilatından olan bahçesine açık olan cümle kapısından girerek, gerekli incelemleri mütakip 16.02.2009 tarihli tutanağı düzenlemeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin “konut dokunulmazlığını ihal etme” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda;
Sanıkların görev ifası kapsamıda hareket edip katılana ait evin bahçesine girmelerinde suçun unsurlarının oluşmadığını takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin suçun unsurları itibariyle oluştuğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.