YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12439
KARAR NO : 2013/1478
KARAR TARİHİ : 29.01.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Site içerisinde ortak kullanıma açık bulunan havuz başında arkadaşlarına iş yemeği vermekte olan sanığa bayan arkadaşlarının, bir şahsın evinin balkonundan kendilerinin fotoğrafını çektiğini söylemesi üzerine sanığın komşusu olan katılanı fotoğraf çekmemesi hususunda uyarması, alkollü bulunan katılanın küfür ederek cevap vermesi üzerine sanığın eşinin olayın büyümemesi için katılanın evine giderek konuşmak istemesi, katılanın evinden bağırma seslerinin gelmesi üzerine bu kez sanığın katılanın evine gittiğinde kapının kapalı olması nedeniyle zili çalması ancak kapının açılmaması üzerine sanığın kapıyı tekmeleyerek kırması ve eşini dışarı çıkarması, katılana yumruk atarak yaralaması şeklinde meydana geldiği iddia olunan olayda,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Suç işleyen fail hakkında 5237 Sayılı TCK.nun 29.maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için; tahrik oluşturan haksız bir fiilin bulunması, bu haksız fiilin failde hiddet veya şiddetli elem meydana getirmesi, işlenen suç ile haksız fiil arasında nedensellik bağının bulunmasının gerekmekte olup; katılanın evinin balkonundan sanığın ve arkadaşlarının fotoğraflarını çekmek suretiyle rahatsızlık vermesi nedeniyle ilk haksız hareketin katılan tarafından gerçekleştirilmiş olması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 29.maddesi uyarınca hükmolunan cezada haksız tahrik hükümleri uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2)Sanığa her iki suçtan tayin olunan 1 ay 20 gün ve 5 ay hapis cezalarının kısa süreli olduğu ve 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmeleri mümkün olduğu halde, ceza süresi yasaya aykırı olacak bir şekilde gerekçe gösterilmek ve “suçun sair hususları” denilmek suretiyle denetime açık olmayan gerekçe ile seçenek yaptırım uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesinde zarar yönünden, kanat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen kasten yaralama suçundan … herhangi bir maddi zararının bulunmadığı, mala zarar verme suçu yönünden ise sanığın katılanın zararını karşıladığı, adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, kasten yaralama suçu yönünden “sanığın karşı tarafın maddi manevi zararını gidermemiş olması ve bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememize olumlu kanaat gelmemesi”, mala zarar verme suçu yönünden ise “sanığın bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkememize olumlu kanaat gelmemesi” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.