Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23587 E. 2013/6842 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23587
KARAR NO : 2013/6842
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, katılan ve müştekilere kendisini gizli polis olarak tanıtıp, Türkiye Taş Kömürü Kurumu’na işçi alınacağını, kendisine üç adet kontenjan ayrıldığını, kurumdaki müdürleri tanıdığını söyleyerek, Dosya masrafı adı altında 100’er TL almak suretiyle kamu görevlileri ile ilişkisi olduğuna, onlar nezdinde hatrı sayıldığına inandırarak nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda;
5237 sayılı TCK’nın 158.maddesinin 2.fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği, somut olayda ise; sanığın, belli bir

Kamu görevlisi yanında hatırı sayıldığından ve ilişkisi olduğundan bahsetmeksizin, kendisini gizli polis olarak tanıtıp, Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nda tanıdığı müdürler olduğunu söyleyerek işe aldırma karşılığında menfaat temin etmesi şeklindeki eyleminin 5237 Sayılı TCK.nın 157.maddesinde yer alan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı kanunun 158/2 maddesi gereğince hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre;
1-Sanığın katılan ve müştekilerden aynı anda menfaat temin ettiğinin anlaşılması karşısında; aynı suçu birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlemesi nedeniyle, zincirleme suç hükümleri gereğince sanık hakkında verilen cezadan 5237 sayılı TCK’nun 43/2.maddesi delaletiyle 43/1.maddesinin tatbikinin gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde mağdur sayısınca mahkumiyetine karar verilmesi
2-Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.