Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23549 E. 2013/6947 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23549
KARAR NO : 2013/6947
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1)Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların fikir ve işbirliği içerisinde hareket ederek katılanın kömür satışı yapılan dükkanına gelip kömür satın almak istediklerini söylemeleri, katılanın oğlu tanık … ‘ın babasının dışarıda bulunduğunu daha sonra gelmelerini söylemesi üzerine telefon numarası alıp dükkandan çıkan sanıklardan birinin kısa süre sonra dükkanı telefon ile arayıp kendisini sanıkların babası olarak tanıtıp, tanığın babasını tanıdığını, kömürü verebileceğini söylemesi üzerine, tanığın sanıkların babasını tanıdıklarına kanaat getirerek 2,5 ton kadar kömürü sanıklara isim ve adres alarak vermesi,
kömürü alan sanıkların aynı gün malı bir başka kömürcüye satıp ortadan kaybolmaları, katılanın yaptığı araştırmada sanıkların verdikleri isim ve adresin doğru olmadığını anlayarak suç ihbarında bulunması şeklinde gelişen olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanığın hüküm tarihinden sonra 03/05/2009 tarihinde öldüğünün UYAP’tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK.nun 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.