Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18313 E. 2013/1388 K. 28.01.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18313
KARAR NO : 2013/1388
KARAR TARİHİ : 28.01.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’un 231/6. Maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 Sayılı TCK’nun 158/1.fıkrasının g bendinde dolandırıcılık suçunun basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi nitelikli unsur olarak belirlenmiştir. Bu nitelikli halin uygulanması için basın ve yayın araçlarının suçun işlenmesinde özel bir kolaylık sağlanmış olmaları, gerçeğe aykırı haberlerle okuyucu veya izleyenlerin aldatılması suretiyle çıkar sağlanması gerekir.
Sanıkların Beyoğlu ilçesinde Türkiye ve Barış Polis Haberleri gazetesi adlı gazetiyi çıkarttıkları Polis Yıldızı ve Çengelini andırır çelenk kullandıkları emniyet müdürlüğüne ait bir gazeteymiş imajı verdikleri şehit polis ailelerine yardım ve uyuşturucuyla mücadele için tertip edilecek yemekleri organize ettiklerinden bahisle menfaat elde etmeye çalıştıkları, basın gücünü kullanarak bu amaçlarını gerçekleştirmeye gayret ettikleri sarı basın kartını andırır şekilde kart bastırdıkları, gazete kimliğini kullandıkları gerçekte düşük miktarda olan gazete abonelik ücreti, kitap ve araç tanıtım kartı gibi malzemeleri de değerli promosyon olarak gösterip kullandıkları, şikayetçiyi birkaç kez telefonla aramak suretiyle şehit ve mağdur gaziler için davetiye satmak istediklerini bildirdikleri şikayetçinin bu aramalardan rahatsız olması üzerine bu hususu emniyet müdürlüğünden sorduğu ve şikayette bulunduğu, bunun üzerine sanıkların kendi iş yerine gelmelerine rıza gösterdiği sanıklardan …’nın şikayetçinin …’da bulunan iş adresine geldiği yanında getirdiği araç tanıtım kartını ve diğer kartları verdiklerini ve bu kartların sıkıntıya düşüldüğünde polise gösterilmesi üzerine polislerin yardımcı olacaklarını, trafikte kendilerine ceza yazmayacaklarını hatta otopark sıkıntısı çekmeyeceklerini bildirdiği, getirdiği malzemelerin her hangi bir değeri olmadığı halde 600 YTL bedelle fatura düzenlendiği ve bu paraya şehit ailelerine yardım adı altında almakta olduklarını dile getirdikleri, sanık …’ ye sorulduğunda bu işleri diğer sanık …’ın organize ettiğini hatta şehit ailelerine yardım için düzenlenen yemek davetiyelerinin de bu sanık tarafından dağıtıldığını belirterek aranması üzerine davetiyelerin kalmadığını sanık …’ın bildirdiği bu sırada şikayetçinin iş yerinde bulunan görevli sivil polis memurlarının sanığa kimlik kartlarını göstererek sanığı yakaladıkları, sanıkların iştirak halinde şikayetçiyi basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiklerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 28.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.