YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22366
KARAR NO : 2013/1546
KARAR TARİHİ : 30.01.2013
Dolandırıcılık suçundan şüpheliler …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/07/2012 tarihli ve 2012/26577 soruşturma, 2012/11292 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı müşteki vekili tarafından yapılan itirazın reddine dair mercii … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/08/2012 tarihli ve 2012/1127 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05.12.2012 gün ve 2012/17740/68780 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2012 gün ve 2012/307980 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160.maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve … bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu; dolandırıcılık suçunun dolandırma suretiyle menfaat temini amacında olan failin gerçekte sözleşme yapma amacı olmadığı halde karşı tarafın iradesini sözleşme yapma hususunda yanıltmak suretiyle de işlenebileceği gözetilerek, sanıkların beyanları da alınmak suretiyle, taraflarca sunulanlardan delil değerini haiz olanlar ile sanıklara isnat edilen suça ilişkin maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasına yarar her türlü delilin resen ve etraflıca araştırılıp ortaya çıkacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, soruşturma işlemi yapmaksızın verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasına olanak sağlamak amacıyla kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden … 3. Ağır Ceza Mahkemesinden itiraz üzerine verilen 27.08.2012 gün ve 2012/1127 D. İş. sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.