YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13955
KARAR NO : 2013/6836
KARAR TARİHİ : 15.04.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
…
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar hakkında hükmolunan ceza miktarına nazaran, sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan ile sanık …’nin 01.03.2005 tarihinde haricen yaptıkları sözleşmeye göre, katılana ait… Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne sanığın 60.000 TL sermaye ve elindeki makina ve ekipmanları koyması karşılığında ortak oldukları, sanık … ile gayrıresmi olarak birlikte yaşayan sanık …’ın da adı geçen şirkette muhasebe müdürü olarak çalışmaya başladığı, şirketin imza yetkilisi olan katılanın işi nedeniyle seyahatlere çıktığından, işlemlerin aksamaması için şirket antetli boş bir kağıda imzasını atarak, anahtarı sekreteri tanık … ‘da bulunan kasada muhafaza edilmek üzere bıraktığı, bir yazışma gerektiğinde belgeyi sanık …’ın teslim edip üzerini doldurmak suretiyle işlem yapıldığı, sanık …’nin ortaklık sözleşmesi gereğince kararlaştırılan sermayeyi şirkete vermemesi nedeniyle 05.06.2006 tarihinde katılanın tek taraflı
olarak ortaklığı feshettiğini bildirmesi üzerine sanıkların şirketten ayrıldıkları, akabinde sanıkların, katılan tarafından şirkete bırakılan boş imzalı belgeyi renkli fotokopi ile çoğaltıp, fotokopisini bankaya yazılan talimatta kullanıp, aslını bono haline getirdikleri ve sanık …’nin alacaklı, katılanın borçlu olduğu 03.04.2006 tanzim, 30.04.2006 vade tarihli 690.000 TL lik bono ile katılan aleyhine icra takibi başlattığı ve bu şekilde sanıkların kamu kurumunu araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;
Sanık …’nin suça konu bonoyu ortaklıktan ayrılırken şirketten olan alacağına karşılık aldığına dair savunması ve hükme esas alınan, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/363 esas ve 2009/163 karar sayılı dosyasındaki raporlardan grafoloji uzmanı bilirkişi … ‘nun 22.09.2006 tarihli raporunda suça konu bono ile bononun oluşturulmasında kullanıldığı iddia edilen İş Bankası … Şubesi’ne yazılan talimat evrakı birlikte incelenmesine rağmen, İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun 24.07.2007 tarihli raporunun bono ve senet teslim tutanağı üzerinde yapılan incelemeye dayanması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeksizin tespiti bakımından; sanığın şirkete ortak olduğu tarih ile ayrıldığı tarihe ilişkin şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınıp, sanık ile katılan arasında bu miktar bir alacak-borç ilişkisinin var olup olmadığının araştırılması, dosya ve suça konu bono aslı ile İş Bankası … Şubesi’ne yazılan talimat evrakının İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderilerek suça konu bononun, bankaya gönderilen talimat evrakındaki imza kullanılarak sahte olarak oluşturulup oluşturulmadığı, kesilme emarelerinin bulunup bulunmadığı araştırılıp, grafoloji uzmanı bilirkişi … ‘nun raporundaki diğer tespitlerin de mevcut olup olmadığına dair rapor aldırılıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine, yazılı şekilde eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.