Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/18525 E. 2013/2300 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/18525
KARAR NO : 2013/2300
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “Dolandırıcılık” suçundan açılan kamu davası sonunda verilen beraat hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan kurum ile Türk Patent Enstitüsü işbirliğinde yürütülen Patent Teşvik Sistemi doğrultusunda 23/08/2006 tarihinden sonra başvuru yapan kişilere destek sağlandığı, sanığın Türk Patent Enstitüsü’ne 31.03.2006 tarihinde başvurduğu halde, buna ilişkin 18.08.2006 tarihli şekli şartlara uygunluk bildirimi belgesini, katılan kurumdan destek alabilmek amacıyla 25.08.2006 tarihinde başvurmuş gibi göstererek 29.09.2006 tarihli şekli şartlara uygunluk belgesi sureti olarak değiştirdiği ve katılan kuruma verdiği, katılan kurumca şekli şartlara uygunluk belgesinin aslının Türk Patent Enstitüsünden istenmesi sonucu şüphelinin ibraz ettiği suretin evrakın aslına uygun olmadığının tespit edilip aktarılan teşvik tutarının ödenmesinin engellendiği, böylelikle sanığın yüklenen eylemi işlediği iddiası ile açılan kamu davasında, mahkemece katılan kurumun aslı olmayan bir belgeye dayanarak başvuru sahibine parasal destek yapmadığı, tüm başvuruları inceleyip araştırdığı ve eksik evrak bulunduğunu tespit etmesi halinde parasal destek istemini reddettiği, sanık tarafından ibraz edilen belge tek başına hukuki sonuç doğuracak nitelikte olmadığı, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.