YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17975
KARAR NO : 2013/2293
KARAR TARİHİ : 07.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’ın vekili … aracılığıyla katılan … aleyhine Denizli 2. İcra Müdürlüğünün 2006/6621 esas sayılı dosyası ile 8.000 YTL asıl alacak ve 2.670 YTL. yasal faizi ile birlikte toplam 10.670 YTL. alacağın tahsili için 10.08.2006 tarihinde ilamsız takip başlattığı, borçlu olan katılanın tebligat adresi olarak …’a ait olan ve katılanın kiracı sıfatıyla oturup yaklaşık 4 ay kadar önce terk ederek mal sahibine teslim ettiği …-Denizli işyeri adresinin gösterildiği, ilamsız takibe ilişkin ödeme emrinin posta dağıtıcısı olan diğer sanık … tarafından 23.08.2006 tarihinde katılanın eski işyeri sahibi olan …’ın yanında çalışan …’e tebliğ edildiği,bu şekilde takibin kesinleştirilmesi suretiyle 13.09.2006 tarihinde katılanın evinde haciz işlemi yaptırıldığı olayda;
1- Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, katılan hakkında yapılan icra takibi sırasında vekil tayin ettiği avukata kasıtlı olarak katılanın eski adresini verdiğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
5237 sayılı TCK’nın 257. maddesinde 6086 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle yapılan değişiklik gözetilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.