Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/23947 E. 2013/7107 K. 17.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/23947
KARAR NO : 2013/7107
KARAR TARİHİ : 17.04.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Özel Belgede Sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, Antalya 1. Noterliğine ait 03.08.1995 tarih ve 27282 yevmiye numaralı vekaletnameye dayanarak maaşını aldığı annesi …’nin 04.02.1996 tarihinde vefat etmesine rağmen, yoklama belgelerinde annesinin sağ olduğuna dair gerçeğe aykırı beyanda bulunmak suretiyle, 31.01.2006 tarihine kadar maaşını almaya devam edip, toplamda 25.159,41 TL parayı haksız olarak almak suretiyle kamu kurumunu zarara uğrattığı iddiasıyla yapılan yargılama sonucunda;
Sahtecilik suçlarında aldatıcılık özelliğinin tespitinin hakime ait olduğu cihetle, suça konu sahte yoklama belgelerinin asıllarının getirtilerek duruşmada incelenip
özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan ve denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulduktan sonra, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Duruşmalara katılan, duruşma tutanaklarına olumsuz bir davranışı yansımayan ve sabıkası bulunmayan sanık hakkında; sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılamaya duyarsız oluşundan söz edilerek, dosya kapsamıyla çelişen gerekçeyle TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.