Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/20806 E. 2013/6876 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20806
KARAR NO : 2013/6876
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Cumhuriyet Savcısının hazır bulunduğu oturumda katılma taleplerine karşı itirazda bulunmadığı gibi esas hakkındaki mütalaasında da bulunduğu görülmekle, 12/03/2008 günlü oturumda müştekinin katılma talebi hakkında duruşmada hazır bulunun Cumhuriyet Savcısına diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmek suretiyle CMK’nın 238/3 maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş ve sanık hakkında TCK’nın 43.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz konusu yapılmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, katılana borcu sebebiyle gümrükte bulunduğunu söylediği bir otomobili satın almasını sağlayacağını söyleyerek ayrı ayrı 600 ve 400 TL paraları aldığı ancak aracı temin etmediği şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak,
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’un 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümde yer alan “5237 sayılı TCK’nın 157/1, 52/2 maddeleri gereğince sonuç olarak verilen 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ifadelerinin yerine “hapis cezasının yanı sıra 5237 sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince 5 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı yasanın 52/2 maddeleri gereğince verilen 5 gün adli para cezası karşılığı aynı yasanın 52. maddesi gereğince günlüğü 20.00 TL’den olmak üzere sonuç olarak 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.