Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/22192 E. 2013/2259 K. 07.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/22192
KARAR NO : 2013/2259
KARAR TARİHİ : 07.02.2013

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Didim(Yenihisar) 1. Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … temyiz itirazlarının incelemesinde;
Temyiz isteminin reddine dair 23.1.2012 gün ve 2010/540 esas ve 2011/323 karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2- Sanıklar … ve … hakkında kamu malına zarar verme ile görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
Fatma Bacı restaurantta hırsızlığa teşebbüs edildiği ve sanıkların … plakalı araçla kaçtıkları ihbarının yapıldığı, akabinde … Petrol İstasyonu önüne gelen sanıkların yol güvenliği alan trafik polis ekibinin aracının yanından çarparak kaçmaya başladıkları, kaçarken araçtan polislere ateş edildiği ve polisin dur ihtarına uymadıkları, polislerin ikaz atışında bulundukları ancak sanıkların durmamaları üzerine araçtan kendilerine ateş edildiği için polislerin de şüpheli araca ateş ettikleri, sanıkların yine hızla kaçmaya çalıştıkları, Jandarma Kavşağında tıkama görevi yapan polis ekip aracına çarparak durdukları ve sanıkların emniyet görevlilerince yakalandıkları, araçta yapılan aramada 312 adet çeşitli markalarda sigara, 9 adet cin, 1 adet viski, 4 adet 35 cc’lik Tekirdağ rakısı, toplam 193,50 TL para ele geçirildiği bu şekilde sanıkların kamu malına zarar verip görevi yaptırmamak için direnerek hırsızlığa teşebbüs ettiklerinin iddia edildiği olayda,
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur.yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Mahkemenin kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.03.2010 tarih, 2009/9-259 esas, 2010/47 sayılı kararına göre, görevi yaptırmamak için direnme suçunun sanıklar tarafından birden fazla polis memuruna karşı cebir ve şiddet göstererek hukuksal anlamda tek bir fiil ile gerçekleştirilmesi nedeniyle aynı nev’iden fikri içtimaın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan sanıklar hakkında anılan suçtan tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 43/2.maddesi ile arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini ve dosyada mevcut adli sicil kaydından tekerrüre esas sabıkası olduğu anlaşılan sanık … hakkında TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve sanık …’nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,Ancak;
TCK’nun 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun” sadece sanıkların kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerin çıkarılarak yerine “sanıkların, 5237 sayılı TCK’nun 53.maddesinin 1.fıkrasının a,b,c,d,e bentlerinde belirtilen haklardan, mahkûm oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1-c bendindeki haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;
5271 sayılı CMK.nun 170.maddesinin 4.fıkrasında düzenlenen “ İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” hümüne aykırı olarak sanıklar hakkında hırsızlık suçundan yöntemine uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafii ve sanık …’nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1412 sayılı CMK.nın 325.maddesi gereğince bozmanın hükmü temyiz etmeyen sanık Servet Aydemir’e de sirayetine 07.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.